Ruhum yaz sıcaklarında dinlenirken biraz da işlerimi hafifletmiş olmanın verdiği keyifle evde neler yapabilirim diye düşünmeye başladım. Aslında konu özel bir değişiklik değildi. Benimle beraber evimin ruhu da dinleniyor ya, ona da biraz bu
dinlenmenin tadına varması için fırsat vermek gerektiğini düşündüm. Zaten yaz sıcağında gerçekten hiçbir şeyin serinletici etkisi, sonbaharı hayal etmekten daha fazla olmuyor: )
Böylece özellikle sıcak aylarını şehirde ve evinde geçirmek
isteyenler ve “bu sıcakta asla evimden dışarı çıkmam” diyenler için tatil günleri alternatifleri hazırladım.
Ben uygulamaya da başladım, kesinlikle önerebilirim.
Eskiden bahar gelince evlerde büyük bahar temizliği yapılırdı, halılar
kaldırılır, yorganların yerini pike alır, battaniye ve türevi sıcak tutan her şey dolapta yerini bulurdu. Annem salondaki kadife perdeleri naftalinler, “bu sıcakta bu perdelerle pişeriz” derdi. Evin her odasında ciddi bir boşalma hissederdiniz. Hatta
bir sene mutfakta büyük tencerelerin ve fırın kaplarının da üst raflara kaldırıldığını görünce dayanamayıp, konunun yazla bağlantısını sormuştum. Cevabı hiç unutmam:” yaz yemeğinin lezzeti serinliğinden geçer kızım, o da tenceresinde değil, bu yaz
sıcağında pişirenin elinin lezzetindedir…
O zamanlar (25 yıllık bir geçmişten bahsediyorum ) bu faaliyetlerin anlamını çok da çözemezdim, ama aradan geçen yıllar yaşama bakışımda daha esnek ve yumuşak bir yön çizerken, eskiden dudak büktüğüm
pek çok şey benim de hayatımda bir parça oluverdi.
Sonra bu yaz ben de bu gelenekselleşmiş eşya kaldırmalara uyuverdim. Evdeki bütün halıları kaldırdım. Eskiden halılar kalkınca yerine pek bir şey konmazdı, ama şimdi çok güzel hasırlar var,
onlardan edindim, hem serinletici hem de güzel görünüyorlar. Konu hasırdan açılınca, geçen gün Ayla kendine t-box tan yelpazeler aldı. Ben, önce pek de işe yarayacaklarını düşünmedim, ama işe yaramak ne kelime, o hasır yelpazeler bence bu sıcaklarda
evinize ilk almanız gereken eşya. Klimam var demeyin, yelpazeni etkisi inanın çok farklı…
Evde her şeyi beyaz yapmanın zamanı geldi demiştim hatırlarsanız. Gerçekten de beyaz nevresimler, beyaz tabak ve büyük cam bardaklar yazın daha rahat
kullanılıyor. Dondurma kapları ve her çeşit dondurma, meyve kaseleri, limonata için ayrı bir sürahi ( mümkünse turkuaz veya mercan rengi ) ve buzdolabında soğutulmuş lavanta kolonyası ile başlayan serinletme alışverişi yumuşak parmak
arası terlikler ve beyaz amerikan servisleri ve peçeteler ile bitti…
Bu sene mercan rengi ve indigoyu çok severek kullanıyorum. Yaz ayı için de iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Serinletici bir duygu vermenin ötesinde güneşin verdiği
yorgunluk duygusunu da azaltan renkler…
Pazar sabahı televizyonun önünde ayaklarınızı pufa uzatmış, elinizde en sevdiğiniz dondurma, buzdolabından lavanta ve nane kokuları arasında çıkardığınız yaz meyveleri dolu renkli kaseleriniz ve esen
rüzgarın arasında seyrettiğiniz güzel bir filmden daha iyi bir dinlenmeyi bu sıcakta düşünemiyorum…
Benim için kokular mevsimine gör değişir. Yazın şeftali, karanfil, mine çiçeği canlı bir duygu verirken, kışın gül ve badem kokusuna geri
dönerim. Sizin de muhakkak kendinizi çok daha iyi hissettiğiniz bir kokunuz vardır. Yaz sıcaklarında evinizde kullanmanız için tam zamanı. İsterseniz yağını yakın, isterseniz tütsüsünü ya da mumlarla kendinize keyif yaratın. Mumların gündüz yakılınca
da çok hoş olduğunu söylesem…
Bu yazıyı pazar akşamüstü yazıyorum. Yukarıda yazdıklarımı yapmış ve keyif almış biri olarak öneriyorum. Bazen insanın canı hem dışarıda kalabalığa karışmak ama bir yandan da evinde kanepede gevşeyip hiç kalkmamak
ister ya, işte yaz dinlenmesi aslında bu duyguyla evin her yanını keyifle yaşamaktan geçer.
Bahar aylarında evinizde tüm fazlalıkları atmış, biraz daha sade ve az eşyalı yaşama geçmeyi tercih edenleriniz için bu ev terapisi çok daha keyifli
olacak.
Sadece gündüz değil, yazın pazar akşamlarının evde keyfini çıkartmak için de yapabilecekleriniz var.
Patates kızartması, baharatlı kızartılmış hellim peyniriniz, soğuk biralarınız, vişneli dondurma, gibi bir akşam yemeği
seçeneğine ne dersiniz? Yanında isterseniz yazın en güzel meyvesi diyebileceğim karpuz da olabilir …
Akşam yemeğinizi paylaşmak için sevdiğiniz arkadaşlarınız, salonda yere serdiğiniz büyük bir pötikareli örtü ( yoksa muhakkak bir tane alın… )
mumlar, , geçen aylarda edindiğiniz büyük yumuşak fitilli yer minderleriniz,
Yaz ayında inanın eviniz sizden daha fazlasını istemiyor. Kendinize özellikle yemek konusunda keyif ortamları yaratın, yemek yapın.
Abartılı yiyecekler, süper
kahvaltılar, balkonlarda brunchlar hazırlayın demiyorum, sadece tadına varın ve bırakın sıcak gün içinde akıp giderken sizi etkilemeden sadece enerjinizi yükseltsin. Bu, toprak enerjisini arttırarak güneşin bunaltıcı sıcağının etkisini de
azaltacaktır.
Bu pazar bu yazdıklarımı uygulamanızı rica etsem,
ister gündüz, ister akşam ama yazın tadını bir de evinizde böyle çıkarmayı deneyin…
Dr. Mimar Lerzan Aras