Türkiye İlerleme Raporu'nu yayımlayan AB Komisyonu, sivil anayasa çalışmalarının sonuç vermemesini eleştirerek demokrasi ve insan haklarını güçlendirecek reformların yapılması çağrısında bulundu.
AB üyelik süreci kapsamında Türkiye'nin son bir
yılını değerlendiren İlerleme Raporu'nda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "uzlaştırıcı tutumu, hükümetle iyi çalışması, AB ile ilgili reformların hızlandırılması çağrıları, dışı politikadaki aktif rolü" nedeniyle övülürken, "Silahlı kuvvetlerin resmi ve
gayrı resmi kanalları kullanarak önemli siyasi etki icra ettiği" tespiti yapılıyor. Bu kapsamda, üst düzey komutanların "Kıbrıs, Güneydoğu, laiklik ve siyasi partiler gibi yetkilerini aşan iç ve dış politika konularında görüş bildirdiği" ifade
ediliyor.
Türk basınında, "toplumda ?hassas? olarak algılanan konular dahil geniş bir alanda açık tartışma devam ediyor" denilen AB raporunda "Üst düzey yetkililer, özellikle yolsuzluk iddialarıyla ve terörle mücadeleyle ilgili haberlerin
ardından basını şiddetle eleştiren açıklamalar yaptı" tespiti yapılıyor.
Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde yapılan değişikliğin "bazı olumlu sonuçlar doğurduğu" belirtilen İlerleme Raporu'nda, "metnin büyük ölçüde korunduğu, dava açılmasında
Adalet Bakanına tanınan yetkiyle siyasallaşma ihtimaline kapı aralandığı" eleştirisi yapılıyor.
Güvenlik güçlerinin, örnek verilerek "orantısız güç kullanmak veya şiddete başvurmakla" suçlandığı AB raporunda, "yargının tarafsızlığıyla ilgili
endişelerin sürdüğü" belirtiliyor.
Hükümetin, yolsuzlukla mücadele konusunda "kapsamlı bir strateji hazırlamamakla" eleştirildiği raporda, Türkiye'de yolsuzluğun "yaygınlığını koruduğu" tespiti yapılıyor.
Raporda, "Türkiye'nin Kıbrıs
sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması taahhüdüne bağlılığını koruduğu, Eylül ayında adada 2 toplum liderleri arasında başlayan kapsamlı müzakereleri memnuniyetle karşıladığı" bilgisiyle "Türkiye?nin (Kıbrıs?ta) kapsamlı çözüm konusundaki
iyimser havaya somut adımlarla katkı sağlaması" talep ediliyor.