AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Terörist karşısında, terörizm karşısında tek yürek olmayanlar, kendi vicdansızlıklarına yansınlar. Şehit kanlarını, yüreği yanan annelerin feryadını duymayanlar, kendi merhametsizliklerine
yansınlar'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
''Bu millet, bu ülke, bu vatan, birdir ve bütündür. Bu bütünlüğü zedeleyecek bir zehirli ideoloji, ayrılıkçı bir emel, burada barınamaz.
Türkiye'nin medeniyet çıtasını yükselttiği, demokrasi çıtasını yükselttiği her zaman, bu ülkenin kalkınma iddiasına zincir vurmak için kullanılan uluslararası bu taşeron örgüt, en geniş anlamda yalnızlaşacaktır, izole edilecektir, etkisiz hale
getirilecektir.''
Erdoğan, terör karşısında ortaya konulabilecek en doğru tavrın aklıselimin muhafaza edilmesi ve tepkisel davranılmaması olduğu uyarısında bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Zira tepkisel davranışlar ve söylemler,
terörün varmak istediği amaca hizmet edebilir. Millet olarak, toplum olarak, terör sorunu karşısında rasyonel bir tavır geliştirme becerisini göstermeliyiz. Hiçbir toplumsal mesele, tepkisel tavırlarla çözülemez. Toplumsal meselelerimizi çözmenin
yegane yöntemi, aklıselim çizgisinde yürümek, sağduyuyu elden bırakmamaktır. Terörün ana amacı, toplumu yılgınlığa sevk etmek, toplumsal birlikteliği zedelemek, hayatın normal akışını zaafa uğratmaktır. Söylemlerimizle ve eylemlerimizle bu amaca
hizmet etmemeliyiz.
Bunu söylerken, terörü üreten toplumsal dinamikleri ve bir bütün olarak devletin terörle mücadele pratiğini tartışmayalım. 'Üzerinde konuşmayalım' demek istemiyorum. Makul ve serbest bir tartışma olmadan meselelerimizi
çözemeyeceğimiz de aşikardır. Önemli olan, makuliyeti kaybetmemek, tartışmanın akıl dairesinde yürümesini sağlamaktır. Düşmanlık üreten, bu toplumun kardeşliğini zedeleyen söylemler, ancak terör odaklarına hizmet edebilir.
Bütün vatandaşlarımız,
millete mensubiyet duygusu içinde davranmaya, düşmanlık niyetlerini boşa çıkarıp, kardeşliği pekiştirmeye hassasiyet göstermelidir. Türkiye'nin terör karşısındaki duruşu, hiç kimse tarafından yanlış anlaşılmasın. Terörle mücadele konusunda
Hükümetimizin kararlı iradesi, tamdır.''
Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi harekatına izin veren tezkerenin TBMM'nin gündeminde olduğunu hatırlatan Erdoğan, ''Bizler tamamen işin teknik boyutu noktasında, güvenlik güçlerimizin ortaya
koyduğu projelere uyarız'' diye konuştu.
Erdoğan, ''terörün, sadece askeri ya da polis operasyonlarıyla çözümlenecek bir iş olmadığını'' belirterek, olayın siyasi, diplomatik, ekonomik, psikolojik, sosyolojik ve sosyo ekonomik boyutunun da
olduğunu belirterek, ''Şu an hükümetimiz bütün bunları ele almış vaziyette çalışmalarını sürdürüyor'' dedi.
Herkesin terör karşısındaki durumunu netleştirmeli ve tavrını ortaya koyması gereğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
''Terörle
arasına mesafe koyamayanların terörle mücadeleden olumsuz etkilenmesi her zaman için kaçınılmazdır. Bölge halkımız nasıl her geçen gün terörle arasına kalın bir duvar örüyorsa, bölge ülkeleri de terör örgütüyle arasına kalın bir duvar örmeli, net bir
tavır ortaya koymalıdır. Bu herkesin kendi menfaatinedir. Kuzey Irak bölgesel yönetiminin de geçmişte zaman zaman olduğu gibi, terörist unsurlara karşı bizimle iş birliği yapması, en doğru yoldur. Çünkü terör örgütü bölgesel bir huzursuzluk ve
gerilim kaynağı olarak herkes için sıkıntı sebebidir. Türkiye, terör konusunda nefsi müdafaa durumundadır. Herkes bu durumu iyi anlamalı, terörizm ve terörle mücadelesinde Türkiye'nin yanında yer almalıdır.''
Erdoğan, terörizmle mücadelede
başından bu yana, uluslararası boyutta en güçlü zemine ulaştıklarını belirterek, ''Sadece açıklamaları doğru ve yeterli bulmuyorum. Bu açıklamaların uygulamaya geçmesini istiyoruz. Eğer geçmezlerse, o zaman bazı yaptırımlara girme durumunda
kalabiliriz'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan ayrıca Türk lirasının değer kazanmasının üzüntü kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, ''Tam aksine paramızın değer kazanmasıyla iftihar etmeliyiz'' diye konuştu.