Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara`da, 11. Dış Ticaret Haftası`nın açılış törenine katıldı.
Törende konuşan Başbakan Erdoğan, ¨İhracatımızı ileri noktalara taşıyan sizleri tebrik ediyorum¨ diyerek sözlerine başladı.İhracata ilişkin
rakamlar veren Erdoğan, 2003-2007 yılları arasında ihracatın 277 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
Erdoğan, ¨Bu tablo bir azmin eseridir.2002 ve öncesinde iktidara yürürken şuna bizler inandık;Bu ülkenin potansiyeli, dinamizmi var.Eğer
şartlar oluşturulursa bu ülkeyi hiç kimse tutamaz.Nedir o şartlar?İstikrar ve güveni sağlayacaksınız, yatırım ortamını iyileştireceksiniz. Engel olmayacaksınız.Politikalarınızda ürkek, tutarsız olmayacaksınız. Sorunların üzerine cesaretle
gideceksiniz, sorunları çözeceksiniz. Bu ülkede yurtdışına hiç gitmemiş olmayı meziyet olarak gören siyasetçiler var.6 yıldır Türkiye ile dünya arasında mekik dokuduğumuz için `başbakan yerinde durmuyor` diye eleştirenler var.Gitmezsen olmuyor.
Olduğun yerde oturursan müşteri sizi hiçbir zaman gelip bulmaz.Siz gideceksiniz, siz pazarlayacaksınız. En son Türkmenistan`a gittim.10 yıldır hiçbir başbakan gitmemiş bizden oraya...Uzak diye bir kavram tanımıyoruz.Ankara`nın sonu gelmez kriz
senaryolarına asla aldırmıyoruz. Türk malları artık dünyanın her köşesinde bulunuyor.
Yatırımın, yatırımcının önündeki engelleri kaldırmak için çok yoğun çaba içinde olduk.Başta iş gücü ve enerji olmak üzere üretimde kullanılan girdi
maliyetlerinin düşürülmesi noktasında önemli adımlarımız oldu.İmkanlar el verdikçe yenilere de gelecek.6 yıl içinde vergi oranlarını oldukça düşürme gayreti içinde olduk.
Ekonomimiz güçlendikçe bu oranları düşürmeye devam edeceğiz.İstihdamın
üzerindeki yükleri azaltacağız.Bürokratik işlemlerin azaltılması ve hızlandırılması noktasında birçok çalışmamız oldu.Göreve geldiğimden bu yana hiçbir zaman yurtiçi sebeblerle zam yapan ülke olmadık ama yurtdışı sebeblerle oluşan bir zam varsa bunu
istemeye istemeye de olsa yapmak durumundayız.Daha fazla kaldıracak bir durumumuz yoktu.Böyle bir imkanımız olsa bunu da yapardık.Seçim kampanyasına yönelik bir uygulama içinde olmayız.
Bir süredir ABD, AB ve diğer birçok ülkede etkisini
gösteren küresel kriz ile karşı karşıyayız.Özellikle birkaç haftadır dünya borsaları hızlı düşüşlere sahne oluyor.Bu dalgalanmanın bir çok ülkede enflasyonu arttıracağı bugünden görülüyor.Türkiye`de bu dalgalanmadan mutlaka etkileyecektir.Ama bu en
asgari düzeyde olacaktır.Biz krizlerden dersler çıkararak gerekli yapısal dönüşümleri yaptık.ABD gibi ülkeler son yüzyılda ilk kez bu boyutta kriz görürken biz 2003 yılına kadar birçok kriz yaşadık.Bu deneyimlerimize göre önlemlerimizi
aldık.İhracatımızda bu süreçten fazla etkilenmeyecektir hatta bu süreci bir fırsata dönüştürecektir.Bu dönemi akıllı kararlı şekilde sürdürürsek, bu süreci fırsata dönüştürebiliriz.
Hiç etkilenmeyeceğiz demek aşırı iyimserlik olur.Son
günlerde görüyoruz siyasetten, medyadan ve sivil toplum örgütlerinden son derece olumsuz, karamsar ve doğrudan hükümeti hedef alan açıklamalar yapılıyor.Bakıyorsunuz `bittik` havasında olanlar var.Topluma bir karamsarlık pompalamak için gayret
ediyorlar.Bunları da ilk kez görmüyoruz gerçi.Son 6 yıldır Türkiye rekorlar kırdı ama bunların karamsarlığı gitmedi.Kriz için tarih bile verdiler.Bunlardan öneri gelmez, yapıcı eleştiri gelmez çünkü dağarcıklarındaki tek şey millete karamsarlık
pompalamak. Bu ülkede dört gözle kriz bekleyenler var.Krizlerden siyasi maddi çıkar umanlar, bunun için ellerini ovuşturanlar var.Bunları da milletim çok iyi tanıyor.Bunlara fırsat vermeyeceğiz.İşte otomobil sektörü battı bitti dediler.Otoshow
yapıldı. Ne oldu?Kendileri söylüyor; kapan kapana...Sivil toplum örgütleri de sorumluluk içinde mesaj vermeli.
İstikrar bu yıl içindeki en büyük kaybımız olmuştur.İstikrarımızı zedelediler.Biz geçen yıl küresel sermayeden 22 milyar dolar
çektik.Bu yılda o rakama ulaşamayacağız ama 15 milyar doları bulacağız.Kötümserlik pompalamaya çalışanlara lütfen kulak asmayın.Türkiye büyük bir ülkedir.¨ dedi.
Erdoğan: "Terör belasıyla birlikte mücadele edeceğiz"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bu terör belasıyla mücadeleyi hep birlikte yapacağız. Gerek siyasi iktidar olarak, gerek devletimiz olarak, güvenlik güçlerimizle, sivil toplum örgütlerimizle, milletimizle dayanışma içerisinde, birlik ve
beraberlik içerisinde bunu götüreceğiz" dedi.
"11. Dış Ticaret Haftası" nedeniyle Sheraton Oteli'nde düzenlenen törenden ayrılışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin Türkiye'ye davet
edildiği" yönündeki haberlerin sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Ankara'ya davet diye bir şey yoktur. Şu anda alt düzeyde yürütülen çalışmalar var. Bizler 5 Kasım sürecinde başlattığımız ABD, Türkiye, Irak üçlü mekanizmasını daha yoğun bir
şekilde, anlık istihbaratla yürütüyoruz. Bu stratejimizin bir gereğidir. Ve bu adımın gereğini yapmak için bazı çalışmalar yürütülüyor. Ve görüldüğü gibi yoğun hava harekatlarıyla şu anda silahlı kuvvetlerimiz bir çalışmayı yürütüyor. Terör
kamplarına yönelik adımları gerçekleştiriyor. Bu noktada bizler anlık istihbaratı değerlendirirken, adımları atarken istiyoruz ki Merkezi Irak yönetimiyle özellikle terör kamplarının bulunduğu gerek Haftanin, gerek Avaşin, Zap gibi bölgelerdeki
çalışmalarda da yoğunlaşılır, yoğunlaşacağız. Çünkü bu ulusal bir mesele değil, ulusal bir mesele olmanın ötesinde uluslararası boyutu olan bir meseledir. Sadece olay Kuzey Irak'la da sınırlı değil. Bizim Avrupa parkuru üzerinde de yoğunlaşan
çalışmalarımız var. Bu çalışmaların hepsini devam ettiriyoruz."
Son haftalarda üç üst düzey güvenlik toplantısı gerçekleştirildiğini, yarın da dördüncüsünün yapılacağını anımsatan Başbakan Erdoğan, "Ne gibi adımları daha yoğun bir şekilde
atmamız gerekiyor. Bunların da şu anda planlaması içerisindeyiz" dedi.
Erdoğan, bir gazetecinin "Tampon bölgeyi konuşacak mısınız? Genelkurmay Başkanı 'Hükümetin takdiridir' dedi" şeklindeki sözleri üzerine ise şunları kaydetti:
"Genelkurmay
Başkanımız tam aksini söyledi. Burada tampon bölge gibi bir şeye şu anda zaten gerek yok, olması gerekenler de yapılıyor. Ağzı olan konuşuyor, bilen konuşsun. Bu konuda Genelkurmayımız ne yapılması gerekiyorsa zaten bizlerden bunu hep talep eder, biz
de bu konuya hep uymuşuzdur, bundan sonra da uyarız.
Aynı şekilde karakollarla ilgili söylenen şeyler oldu. Bunlar da yine bilerek bilmeyerek konuşuluyor. Bizler bu konuyu da Genelkurmayımızla görüştük. Yoğunlaşarak bu alanda da çok ciddi
yatırımlarımızı hemen şu andan itibaren başlayıp 2009 sonuna kadar yoğun bir şekilde sürdüreceğiz."