Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kararın açıklanmasından sonra AKP Genel Merkez Binası'na geçti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kararın açıklanmasından sonra AKP Genel Merkez Binası'na geçti. Kurmaylarıyla biraraya gelen Başbakan genel bir
değerlendirme yaptı.
İşte Erdoğan'ın açıklaması:Anayasa Mahkemesi partimizin kapatılması istemiyle açılan davayı bugün karara bağladı. Bu kararla büyük bir belirsizlik ortadan kalkmıştır. Dava açıldığı ilk günden
itibaren bu sıkıntılı süreci milletimize bedel ödetmeyecek şekilde yürüttük.
Mahkeme sefahati kendi mecranda yürürken parlamenter demokrasimizi toplumsal barışa dönüştürmek için hedef olarak tayin ettik. Çok kapsamlı sosyal ve ekonomik
boyutlarını tespit etmiştik.
Ülkemizin istikrar ve huzurunu koruyacak tedbirleri almak da siyaset kurumunun göreviydi. Kamuoyumuzda çözüm üretme görevi siyaset kurumlarına yüklenmekteydi. Ülkemiz için ağır kayıplara yol açabilecek böyle bir
sürece bir iktidar partisi olarak hassasiyet içinde olduk. AK Parti olarak bu sorumluluğun içinde hareket ettik.
Hiçbir zaman laikliğe karşı eylemlerin odağı olmayan AK Parti bundan sonra da cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmaya
devam edecektir.
Türkiye'nin bir daha böyle bir ortama sürüklenmemesi için başta siyasiler her kuruma görev düşmektedir. Demokrasimiz bir ayıpla yaşamak zorunda kalmamaıştır. Millet iradesi yargı kurumuyla karşı karşıya getirilmemiştir. Bu
kararla ciddi bir badireyi geride bıraktık. Türkiye 14 Mart'tan bu yana ciddi enerji kaybına uğramıştır.
Demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimiz için "Durmak yok yola devam" diyoruz. Bu yol Atatürk'ün işaret ettiği
çağdaşlaşma yoludur. Bu yol, milletimize hizmet etme yoludur, AB yolunda ilerleme yoludur. Bu yoldan dönmeyeceğiz.
Siyasi tercihi bizden yana olsun ya da olmasın milletimizi kucaklamaya devam edeceğiz. Bu karar hayırlı olsun.
Erdoğan: "Türkiye de büyük bir haksızlıktan kurtulmuştur"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkındaki kararına ilişkin, ''Bu kararla sadece AK Parti değil, Türkiye de
büyük bir haksızlıktan kurtulmuştur. Demokrasimiz bir büyük ayıpla yaşamak zorunda bırakılmamıştır'' dedi.
Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkındaki kararının ardından Parti Genel Merkezi'nde yaptığı açıklamada, siyaset kurumunun,
demokratik siyasetin sorun çözme kapasitesini mutlaka koruması gerektiğini söyledi.
Milletin yüksek iradesi, talep ve beklentileri doğrultusunda demokratik siyasetin temsil ve uzlaşı kabiliyetinin daha fazla geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan
Erdoğan, ancak bu takdirde kazananın hukuk sistemi ve demokrasi olacağını söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
''Kazanan siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarımız olacaktır. Kazanan milletimiz ve memleketimiz olacaktır. Türkiye'nin bir daha
böyle bir ortama sürüklenmemesi için siyasiler başta olmak üzere herkese, her kesime, her kuruma sorumluluklar düşmektedir. Biz AK Parti olarak bu sorumlulukla hareket etmeye devam edeceğiz. Bu kararla sadece AK Parti değil, Türkiye de büyük bir
haksızlıktan kurtulmuştur. Demokrasimiz bir büyük ayıpla yaşamak zorunda bırakılmamıştır. Millet iradesi, yine millet adına yetki kullanan yargı kurumuyla karşı karşıya getirilmemiştir. İnanıyorum ki demokrasimiz ve hukuk sistemimiz bu sınavdan
birlikte güçlenerek çıkma fırsatını yakalamıştır.''
Türkiye'nin dış görünümünün, demokrasisinin, itibarının, güven ve istikrarının bu kararla ciddi bir badireyi geride bıraktığını ifade eden Erdoğan, ''Ne yazık ki 14 Mart'tan bu tarafa Türkiye
çok ciddi bir zaman ve enerji kaybına uğramıştır. Şimdi bize düşen geçmişe takılıp kalmadan geleceğimize odaklanmak, milletimizin kayıplarını hep birlikte telafi etmektir'' diye konuştu.
Gelecek dönemde milletin birlik ve beraberliğinin kendileri
için her şeyin üzerinde olmaya devam edeceğini bildiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimiz için 'Durmak yok yola devam' diyoruz. Bu yol Atatürk'ün işaret ettiği çağdaşlaşma yoludur.
Bu yol milletimize hizmet yoludur. Bu yol müreffeh yarınlarımıza giden yoldur. Bu yol Türkiye için Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma hedeflerini temsil eden Avrupa Birliği'ne tam üyelik yoludur. Bu yoldan dönüş yoktur, olmayacaktır. Yayınlandığı zaman
yetkili kurullarımızda gerekçeli kararı en iyi şekilde değerlendireceğiz. Doğru olan neyse onu yapmaya devam edeceğiz. Önceliğimiz toplumsal barışımızı güçlendirmektir. Her türlü ayrımcılığı karşı milletimizi siyasi tercihi bizden yana olsun olmasın,
bir bütün olarak kucaklamayı sürdüreceğimizden hiç kimse kuşku duymasın. Bu inançla karar hayırlı olsun diyoruz. Yolumuz, bahtımız açık olsun. Her şey Türkiye için.''