Şişli'de öldürülen gazeteci Hrant Dink'in ailesinin avukatlarından Fethiye Çetin, ''devlet sırrı'' olduğu için imha edilen ve bir örneği dosyaya gönderilen 90 sayfadan oluşan belgenin, tarafların katıldığı bir ortamda incelenmesini istedi.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Erkan Canak, dava dosyasına gönderilen evrakları okudu.
Canak, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek karara bağlanan ''Rahip Santoro Cinayeti'' dava dosyasının Yargıtay tarafından
onandığını, Yasin Hayal'in Mc Donald's'ın bombalanmasına ilişkin dava dosyasının da bir kısmı Yargıtay'ca onanırken, bir kısmının bozulduğunun bildirildiğini kaydetti.
Tüm sanıkların bütün bankalardaki hesap dökümlerinin de dosyaya
gönderildiğini belirten Canak, yine Mc Donald's'ın bombalanmasıyla ilgili olarak, yerel televizyonların olayla ilgili görgü tanıklarına ilişkin çekilen görüntülerinin olmadığının bildirildiğini, Yasin Hayal'in Bayrampaşa Cezaevi'nde kaldığı zaman
kendisini ziyaret edenlerle ilgili ziyaretçi defterinin fotokopisinin gönderildiğini kaydetti.
Yine Erhan Tuncel'in kod isimlerini bildirdiği emniyet görevlilerinin gerçek kimliklerinin de ''gizli'' ibareli belge ile gönderildiğini ifade eden
Başkan Canak, ''Memduh'' kod isminin Mehmet Ayhan'a, ''Özgür'' kod isminin Özkan Mumcu'ya, ''Kürşat'' kod isminin Onur Karakaya'ya, ''Ahmet'' kod isminin ise Muhittin Zenite'ye ait olabileceğinin bildirildiği kaydetti.
Başkan Canak, sanıklardan
Erhan Tuncel'in kullandığı cep telefonuna ait ses ve tapelerin hiçbir yerde kalmayacak şekilde İstanbul Cumhuriyet Savcılığına gönderildiğini, Tuncel ile Hürrem Çakır arasındaki tapelerin Trabzon emniyetinde bulunmadığının bildirildiğini ifade etti.
Avukatların talepleri
Duruşmada söz alan müdahil avukatlarından Fethiye Çetin, Dink cinayetiyle ilgili, ''devlet sırrı'' olduğu için imha edilen bazı belgelerin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığınca
dosyaya 90 sayfa olarak gönderildiğini hatırlattı.
Bu belgelerle gönderilen ve Ramazan Akyürek'in imzasını taşıyan üst yazının duruşmada okunmadığını ifade eden Çetin, bu yazının içeriği itibarıyla önemli olduğunu kaydetti.
Ara karar gereği
naip hakim tarafından okunan bu 90 sayfadan, 16 sayfadan ibaret 15 belgenin fotokopisinin çekilerek dosyaya konulduğunu anlatan avukat Çetin, ''Ramazan Akyürek, ilgisi olabileceği için 90 sayfayı göndermiş, naip hakim de 16 sayfayı davayla ilgisi
olabileceği için dosyaya koymuş, diğerlerini ilgisi olmadığı için göndermiştir. Davaya katılan ve avukatlar olarak bizler gönderilen kısımda neler olduğunu bilmiyoruz'' dedi.
Asıl tartışılması gerekenin bu üst yazıda mahkemeye hitaben yazılanlar
olduğunu ifade eden Çetin, ''gizli'' ibareli üst yazıda, ''Bu belgelerin hayati önem taşıdığını, deşifre olması halinde istenmeyen sonuçların doğabileceği''nin belirtildiği kısmı okudu.
Bu belgelerde davanın sanıkları Yasin Hayal ve Erhan Tuncel
ile ilgili bilgilerin yer aldığını, bu kişilerin davanın önemli sanıkları olduğunu ifade eden Çetin, şöyle devam etti:
''Bu kişiler hakkındaki bilgiler mi hayati önem taşıyacak, istenmeyen sonuç doğuracak? Hrant Dink alçakça bir cinayete kurban
gidecek... Mahkemenin bu yazıdaki böyle bir değerlendirmeyi reddetmesi gerekir. Bu belgeler incelenirken tarafların hazır bulunması gerekirdi. Taraflar bu belgeleri inceleyememiştir. Naip hakim dosyanın bütününe hakim olsa da tarafların görüşleri de
gerekirdi. Bizim adil yargılanma hakkımızda etkin başvuru yolumuz tıkanmıştır. Bu 90 sayfalık belgelerin yeniden istenip, tarafların da katıldığı mahkeme önünde incelenmesini istiyoruz. Bu belgelerin dava dosyasıyla ilgisi olup olmadığı yeniden
takdir edilmeli.''
Müdahil avukatlarından Bahri Belen de Türkiye'de henüz ''devlet sırrı'' yasasının olmadığını belirterek, suç oluşturan hiçbir eylemin ''devlet sırrı'' tarifinde yer almadığını kaydetti.
Belen, ''Burada çok ciddi bir eylem
var. Sanıklarla ilgili ciddi bilgiler olduğu anlaşılıyor. 'Devlet sırrı yasası' yokken bu belgelerin incelenmesi engellenemez. Mahkemeye yapılan uyarının incitici olduğunu düşünüyoruz. Çünkü takdiri mahkeme yapar. Sanıkların özel yaşamlarıyla ilgili
bilgi varsa onun açıklanmasına biz de karşı çıkmalıydık. Zaten meslek ilkeleri gereği biz bunları açıklayamayız'' dedi.
Avukat Belen ayrıca, Yasin Hayal'in Mc Donald's davası, bu davadaki eylem için hazırlık hareketleri niteliğinde bir eylem
olduğunu, bu eylemi Hayal'in tek başına işlemediğini, talimatını Erhan Tuncel'den aldığını ifade ettiğini söyledi.
Belen, Mc Donald's ve Rahip Santoro davasının bu dava ile birleştirilmesini istedi.
Sanık Yasin Hayal'in avukatı Fuat Turgut
de naip hakim tarafından incelenen söz konusu belgelerin içeriğini bilmeleri gerektiğini ifade etti.
Avukat Turgut'un, ''Dink cinayetinin arkasında sarıklı kardinallerin olduğunu, bunların Agos Gazetesi'nin başına geçtiğini'' söylediği sırada,
müdahil avukatlarınca ''Ne biçim konuşuyorsunuz?'' şeklinde tepki gösterildi. Bunun üzerine heyet başkanı, avukat Turgut'u uyardı.
Avukat Turgut, ''Erhan Tuncel, müvekkilimi Akçaabat'ta 2 kişinin yanına götürdü. Bunlar kimdir? Hem Tuncel'e, hem
müvekkilime bu sorunun sorulmasını istiyorum'' dedi.
Bu sırada söz alan Yasin Hayal, bu 2 kişinin Arap olduğunu söyledi.
Erhan Tuncel de geçen celse avukat Turgut'un sorduğu sorularla psikolojisinin bozulduğunu ve sinir krizi geçirmesine
neden olduğunu öne sürdü.
Turgut'un sorularının davayla ilgisi bulunmadığını savunan Tuncel, ''Nadire'den doğma, Vehbi'den olma Fuat Turgut'un hiçbir sorusuna cevap vermeyeceğim'' dedi.