Türkiye-AB Troykası Dışişleri Bakanları Toplantısında, Türkiye-AB ilişkileri, Kıbrıs, Ege sorunları, Irak, Orta Doğu barış süreci, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları ve 1 Mayıs gibi konuların ele alındığı öğrenildi.
Buna göre, Türkiye'nin
AB müzakere süreci çerçevesinde şirketler hukuku ve fikri mülkiyet hakları konusunda iki müzakere başlığının 17 Haziran 2008'deki yapılacak AB katılım konferansında açılması öngörülüyor.
Toplantıda, AB dönem başkanlığını Temmuz ayında
Slovenya'dan devralacak Fransa'nın Avrupa işlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Jean Pierre Jouyet'nin de kendi dönem başkanlıkları sırasında Türkiye ile devam eden süreçte müzakere başlıklarının açılmaya devam edeceğini söylediği öğrenildi.
1
Mayıs kutlamaları sırasında yaşananların da gündeme geldiği toplantıda Babacan, "Hükümet olarak özgürlükleri her alanda genişletmek istiyoruz, ancak özgürlükler aynı zamanda sorumlulukları da beraberinde getirir" dedi.
Ülkede anayasa ve kanunlar
varsa buna uymanın herkesin görevi olduğunu vurgulayan Babacan, "Özgürlükler kanunları hiçe saymak anlamına gelmiyor" dedi.
Irak konusunda ise Babacan, Türkiye'nin istikrar, barış ve refah içinde yaşayan, toprak bütünlüğüne sahip ve terörden
arındırılmış bir Irak görmek istediğini ifade etti. Babacan, terörden arınma sürecine bağlı olarak da Irak ile hem enerji, hem de iktisadi konularda işbirliğinin artacağını ifade etti.
Babacan, Kerkük'te düzenlenmesi planlanan referandumu
konusunda ise acele edilmemesinin iyi olacağını söyledi ve referandumun Irak'ta toplumsal uzlaşı sağlandıktan sonra düzenlenmesinin uygun olacağını belirtti.
1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları konusunda ise Babacan'ın toplantıda "Geçmişe
tarihçiler bakar, siyasetçiler geleceğe bakmalı" dediği öğrenildi. 1915 olayları konusunda Türkiye'nin ortak tarih komisyonu kurulması önerisinin masada olduğunu vurgulayan Babacan, Türkiye'nin siyasi diyaloğa açık olduğunu ve bunun muhataplara
iletildiğini söyledi.
AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ise ortak tarih komisyonu konusunun yeni bir fikir olduğu yolundaki düşüncesini dile getirdi.
Slovenya Dışişleri Bakanı Dimitrij Rupel de Slovenya ile İtalya arasında
benzer bir tarih komisyonunun oluşturulduğunu ve tarihçilerin kendi aralarında anlaşabildiğini, dolayısıyla bunu Türkiye ve Ermenistan'ın da yapabileceğini söyledi. Rupel'in konuyla ilgili olarak, "İyi bir yönde gidiyorsunuz" dediği kaydedildi.
Babacan: "Fransadan somut ilerlemeler sağlanmasını bekliyoruz"
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Fransız dönem başkanlığı sırasında Türkiye'nin katılım müzakerelerinde somut ilerlemeler sağlanmasının
beklendiğini söyledi.
Babacan, Dışişleri Bakanlığında Fransa'nın Avrupa işlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Jean Pierre Jouyet ile bir araya geldi.
Ali Babacan, görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında,Türkiye'nin siyasi
reformlar gerçekleştirmekte ve ekonomik ve teknik içerikli adımlar atmakta olduğunu ifade ederek, "Biz Fransız dönem başkanlığı sırasında katılım müzakerelerimizde somut ilerlemeler sağlanmasını bekliyoruz" dedi.
Görüşmelerde Akdeniz için birlik
konusunu da ele aldıklarını belirten Babacan, süreçle ilgili gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve konuyla ilgili değerlendirmeleri olumlu bir perspektiften yaptıklarını kaydetti.
Ali Babacan, Jouyet'in verdiği güvenceleri yeterli görüp
görmediği ve bu tavrın Türkiye'nin reform sürecinin hızlanmasını teşvik edip etmeyeceğinin sorulması üzerine, şöyle konuştu:
"Fransız dönem başkanlığından beklentimiz AB katılım sürecimizin sorunsuz bir şekilde, normal bir şekilde ilerlemesi.
Fransız dönem başkanlığının normal bir dönem başkanlığı olması. Beklentimiz budur. Bu konuda Jouyet'nin verdiği teminatlar çok önemlidir."
Jouyet: "Fransa'nın sürece zarar verme niyeti yok"
Fransa'nın Avrupa işlerinden
sorumlu Devlet Sekreteri Jean Pierre Jouyet, ülkesinin Türkiye'nin AB müzakere sürecine zarar verme gibi bir niyetinin kesinlikle olmadığını ve dönem başkanlığı sırasında ülkesinin yeni fasılların açılmasına son derece olumlu bakacağını söyledi.
Babacan, Ankara'da bulunan Fransa'nın Avrupa işlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Jean Pierre Jouyet ile Dışişleri Bakanlığında bir araya geldi.
Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Jean Pierre Jouyet Babacan'ın ekonomi
bakanı olduğu sırada kendisinin de Hazineden Sorumlu Bakan olduğunu belirterek, "Sayın Babacan, tam bir reform adamıdır" dedi.
Türkiye'nin üyelik müzakereleri konusunda Fransa ile Türkiye arasında görüş ayrılıkları olduğunu hatırlatan Jouyet,
"Bunları açık açık birbirimize dile getirebilmemizde yarar var" dedi.
Türkiye'nin AB müzakere sürecinde "gerekli kriterleri yerine getirmesinde son derece yarar olduğunu" söyleyen Jouyet, "Fransa dönem başkanlığı, bu konuda üzerine düşen görevi
tümüyle yerine getirecektir" dedi.
Jouyet, Akdeniz İçin Birlik konusunun da görüşmede ele alındığını, bu projenin bir Avrupa projesi olduğunu, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili olmadığını vurguladı ve "Türkiye'nin bu projeye katılımı konusunda
Türkiye'ye kurulmuş bir tuzak söz konusu değildir" dedi.
Türkiye'nin bu projede yeri olduğunu, Türkiye'nin gerek AB gerekse Orta Doğu ile ilişkileri gereği bu projeye katkıda bulunmasının önemli olduğunu belirten Jouyet, Türkiye'yi 13 Temmuz'da
Paris'te yapılacak Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesine katılmaya davet etti.
Jouyet, bir gazetecinin "Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu belirterek, bu durumda taraf olan bir ülkenin nasıl
tarafsızlık politikası yürüteceğini" sorması üzerine, şunları söyledi:
"Gayet iyi bir soru bu. Az önce de Fransa'nın tavrının ne olduğunu bildiğinizi söylemiştim. Aynı zamanda Avrupa Konseyinin geçtiğimiz Aralık ayında almış olduğu zirve
sonuçları da var. Bu zirvede hem Fransa'nın bu konudaki tavrı kayda geçti, hem Türkiye ile yürütülmekte olan mevcut müzakere süreci kayda geçti."
Fransa dönem başkanlığının her şeyden önce AB'nin dönem başkanlığı olacağını belirten Jouyet, "Belli
bir an geldiğinde Fransa'nın ülke olarak tavırlarıyla AB dönem başkanının tavırlarını birbirinden ayırt etmesini bilmek gerek. Fransa bu dönemde AB'nin dönem başkanı olarak, Türkiye ile teknik olarak müzakerelere açılmaya hazır olan fasılların
açılmasına en ufak bir engel koymayacaktır" dedi.