Tehdit aldığı gerekçesiyle 24 saat sürekli koruma altında tutulan politikacı ve üst düzey kamu görevlilerinin, zamanla normal yaşamdan uzaklaştıkları ve sağlıksız ortama sürüklendikleri öne sürüldü.
Hollanda'da Terörle Ulusal Mücadele
Koordinatörlüğü'nün istemiyle Amsterdam Akademi Tıp Merkezi Hastanesi (AMC) tarafından, sürekli korumanın sosyal ve psikolojik etkilerini ortaya koymak amacıyla aralarında belediye başkanları, politikacı ve savcıların da bulunduğu 12 kişi üzerinde
araştırma yapıldı.
Araştırmada, koruma altında tutulan kişilerin giderek sağlık açısından başka tehlikelerle karşılaştıkları belirlendi. Bu kişilerin aile ve çevreleriyle ilişkilerinin zayıfladığı, kırılma noktasına geldiği, ani korkuya
kapıldıkları, uyku sorunu yaşadıkları belirtildi.
Söz konusu araştırmayı yürüten ekibin başkanlığını yapan Prof. Dr. Berthold Gersons'a göre, ''Koruma altındaki kişiler, örneğin eve gidecekleri zaman bundan vazgeçilmesi gibi durumlara zamanla
alışabiliyorlar. Ve bu tür planlarda sürekli değişiklik yapmak belirgin hale geldiğinden, yaşamları bir anlamda kendi kontrollerinden çıkıyor. İstedikleri serbestliğe sahip olamadıkları için sosyal dışlanmışlık duygusuna da kapılabiliyorlar ve çok
çabuk kızabilen, her şeyden huylanan bir kişiliğe bürünmeye başlayabiliyorlar. Bu tür sorun ve değişiklikler, daha çok sigara ve alkol alınmasını da beraberinde getiriyor.
Araştırmaya göre, ters reaksiyonlar da ortaya çıkabiliyor. Örneğin koruma
önlemleri, bazı kişilerde beklenmedik şekilde önemli olma duygusunu öne çıkarıyor. Uzun süre koruma altında kaldıktan sonra koruma azaldığında ise bu da kişilerde, gereksiz korku ve güvensizlik ortaya çıkıyor.
Araştırmada, bu sorunlara karşı
koruma altındaki kişilere çoğu kez psikolojik yardım verilmesi öneriliyor.
Hollanda'da en uzun süreli koruma alan kişilerin başında, "Hollanda'nın Gururu" adlı siyasi hareketin lideri ve eski bakan Rita Verdonk geliyor.