Türkiye Bankalar Birliği (TBB), kredi kartı ücretlerinin yasal dayanağı olmadığı yönündeki iddialara açıklık getirerek, "Bankaların banka ve kredi kartlarına ilişkin yaptıkları masrafların kart hamillerine yansıtılması hukuka uygundur" açıklamasında
bulundu.
Son günlerde basın ve yayın organlarında, banka ve kredi kartlarına ilişkin olarak bazı yargı kararlarına atıfta bulunularak, kredi kartı ücretlerinin yasal dayanağı bulunmadığı yönünde haber ve yorumlara cevaben Türkiye Bankalar
Birliği'nden yayınlanan açıklamada, "Kredi kartı ücretleri; kartın talebi ile başlayıp kullanım süresi boyunca devam eden, banka tarafından verilen çeşitli hizmetlerin ve operasyonel işlemlerin maliyetleri karşılığında kart hamillerine yıllık olarak
yansıtılan bir bedeldir.
Maliyetleri oluşturan başlıca işlemler ve hizmetler; kart basımları, yurtdışından temin edilen kart plastikleri ve bunların üzerlerindeki çipler ile kart ve çip üzerine kart sahibine ilişkin bazı bilgilerin yazılması,
operasyonel maliyetler, her ay düzenli olarak gönderilen ekstrelerin basım ve gönderilmesi maliyetleri, sigorta maliyetleri, uluslararası kredi kartı kuruluşlarına ödenen lisans bedeli ve çeşitli ücretler, müşteri hizmetlerini sağlamak için yedi gün
yirmi dört saat çalıştırılan personele ödenen ücretler ve bunlara ilişkin yatırımlar ile teknolojik altyapı maliyetleri şeklinde sayılabilir" denildi.
Türkiye Bankalar Birliği tarafından 5 Şubat 2007 tarihinde yapılan Kamuoyu Duyurusu'na
işaret edilen açıklamada şöyle denildi: "Duyuruda da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Bankacılık Kanunu, 16 Ekim 2006 tarih ve 2006/11188 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 2006/1 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği,
Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Borçlar Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre bankaların banka ve kredi kartlarına ilişkin yaptıkları masrafların kart hamillerine yansıtılması hukuka
uygundur.
Konuya ilişkin özel yasa niteliğindeki Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 'Sözleşme şartları' başlıklı 24'üncü maddesine göre, kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer alması koşuluyla faiz, komisyon veya
masraf gibi adlar altında ödeme talep edilebilir. Ayrıca, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre sözleşmede yer alan bir düzenlemenin haksız şart olarak nitelendirilebilmesi için söz konusu düzenlemenin tüketici ile müzakere
edilmeden konulmuş olmasının yanı sıra tüketici aleyhine dengesizliğe neden olması ve bunun iyi niyet kurallarına aykırı olması koşullarının tamamının bir arada olması gerekmektedir.
Kaldı ki, kredi kartı ücreti alınabilmesine ilişkin TC Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgelerde de, sözleşmelerde kararlaştırılmış olması halinde kart ücretinin kart hamillerinden alınabileceği ve bu düzenlemenin haksız şart olarak
nitelendirilebilmesi için yukarıda değinilen üç unsurun bir arada olması gerekliliği açıkça belirtilmiştir."
Bankaların, kredi kartlarına ilişkin olarak yukarıda belirtilen hizmetlerin ve altyapı yatırımların masraflarının karşılığı olarak
talep ettikleri kart ücretlerinin yapılan masraflar ile karşılaştırıldığında makul ve dengeli bulunduğu ifade edilen açıklamada, "Diğer taraftan, kart ücreti alınması iyi niyet kurallarına da uygundur, zira bankalarca kart hamilleri, kendilerinden
kart ücreti alınacağı konusunda muhtelif kanallarla bilgilendirilmektedir" denildi.
Sonuç olarak; belirtilen yasal düzenlemelere uygun olarak, bankalar ile müşteriler arasında imzalanan sözleşme hükümleri kapsamında talep edilen kredi kartı
ücretlerine ilişkin yargı kararlarının, bu bilgiler ışığında değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, münferit davalarda, taraflar arasında imzalanmış olan kredi kartı sözleşmelerindeki düzenlemeler dikkate alınarak verilmiş bulunan yargı
kararlarının, tüm kredi kartları için emsal oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı da kaydedildi.