Bir dönem çok sevdiğiniz, yoğun yaşadığınız ve içinde yaşarken ne kadar yorgun olduğunuzu algılayamadığınız ilişkiler vardır. Sevgisizlikten değilde, yorgunluktan ara verdiğiniz. Herkes kendi hayatına döner. Görüşmezsiniz.
Aklınızın bir
köşesinde, günün içinde yaşananlarda ara ara hatırlarsınız. Uzakta kaldığı sürece size vermiş olduğu yorgunluklar unutulmasa bile, üstü örtülü hale gelir. Aylar sonra yavaş yavaş iyi zamanları, eğlendiğiniz anları düşünürken güzellikler ara ara
yüzünüzde bir gülümsemeye yol açar. Anılar biraz olsun güzelleşir. Ne de olsa zamanında sevdiğiniz biridir.
Yeniden yüzyüze görüşmek zorunda kaldığınız an, gerçekler ortaya çıkar, üstü örtülen bütün yorgunluklar aynı ağırlıkla yüreğinize
oturur. Şaşırırsınız. İnsanlar zamanla gelişir cümlesinden yola çıkmayı tercih edersiniz. Eh bunca zaman sonra biraz olsun hayattan ders almış ve değişmiştir diye umutlanırsınız ama içeriden bir ses gayet mantıklı bir cevap verir; hayır insanlar özde
değişmez.
Hadi al sana bir telaş, yok yok bıkkınlık hatta biraz da korku; Ya yeniden her şey eskisi gibi yaşanırsa. Vazgeçmek mümkün değildir. Yine kaderde yaşanacak bir zaman ve alınacak dersler ya da varılacak sonuçlar vardır. Tabii bu
dersleri ne zaman alacak ve ne zaman aldığınızın farkına varacaksınız konusuna hiç değinmek istemiyorum.
Şimdi size hayali konular anlatıyorum gibi gelen cümleleri arka arkaya sıraladığımı biliyorum, ama herkesin hayatında böyle bir örnek
vardır. Bir diyorum çünkü hayatınızda sevdiğiniz, değerli yönlerini çok iyi bildiğiniz bir insanı bir daha görmemek kararı, duygusal anlamda da o insanı görmek istememekle birleşirse ortaya önemli yaşamsal bir deneyim çıkar.
Gönlünüzün bir
yanı sevgiyle dolu olduğu halde, diğer yanı sevdiğinizi görmeye bile dayanamayacak kadar yorgun ve bıkkındır. Bir de yaşam şartları sizleri biraraya getirecek ve görüştürecek gibiyse yandım Allah diye paçanızı toplayıp kaçma lüksünüz yoktur.
Ne mi yapmak gerekir ? Bilmem :) Yaşayacağım, göreceğim ve de üzerinde düşünüp belki de çıkan sonucu değer bulursam paylaşacağım. Ama kendi minik dünyamda, özgürce yaşamak tercihim kabul olursa kesinlikle onu kullanacağım :)
Beraberliklerin yaşandığı süreçte, köprüleri yıkmayacak hassasiyetin gösterilmesinin her iki taraf için de çok önemli olduğu uzun yıllar sonra ortaya çıkabilir, çok geç olduğunu farketmekse, iyileşmesi mümkün olmayan tahribatlara yol
açacaktır.
Sevgiyle,
Ayla