Aslında tadı da yok. Yıllar süren anlamsız özlemlerin tadı olmaz. Sınavı olur. Tekamülde basamağı olur ama asla tad vermez.
Acının tadından pişmiş nasır bağlamış yüreğinizde özlem zaten oturduğu yerde memnun ve rahat değildir.
İstediği
huzursuzluğu, yürek dağlamasını, gözyaşlarını elde edemediği gibi gündemden de düşmüş olmanın verdiği ego sönmesine dayanamamaktadır.
Ama artık özlemin adı, tadı, rengi yoktur. Özlem artık şiirler yazdırmaz. Özlem geceleri katledemez.
Sabahlara mahmurluğunu vuramaz.
Özlem gün içinde ara ara unutulmanın verdiği kızgınlığı üzerinden atamazken, özleyenin yüreğindeki duyarsızlık, özlemin zihne taşınmasına sebep olur.
Zihne taşınan özlem, çoşku, ateş ve aşk yerine ne
yapacağına karar veren ve hesaplayan akılla karşılaşır. Özlemin bir yaşam boyu eziyet edeceğini düşündüğü yürekte yer bulamayacağı zamanları hesaplamamış olmasıda ayrıca sevimli bir hatadır.
Her özlem birgün akla taşınır... Özlem akılda aşkı
kaybettiği yetmezmiş gibi, egosunu öyle ortaya çıkarır ki, yaşam da sıradanlaşır...
yeni yılda
gerçek aşklar,
ateş duygular
yaşamsal çoşkular
akla taşınmayan özlemler
yürek yakan sevgiler
unutulmaz anlar
ve her
durumda
kendini seven kalpler
sizinle sizin yaşamınızda olsun :)
Ayla Özaygen