2. El Araba
İHALESİ DEVAM EDEN ARAÇLAR
OPEL ASTRA
2006 / 30.105 km
2.100 YTL

Kadın Ana Sayfa   Güzellik   Moda   Hamilelik ve Bebek   Evlilik ve Aile   Çalışan Kadın  
Bizden Söylemesi   Süper Bebek  
Maço kadınlar, zarif erkekler

Maço kadınlar, zarif erkekler

Kadınlar Venüs'ten, erkekler Mars'tan denir duymuşsunuzdur. Ama ben bu yazıda tam tersine venüsyen etkileri erkeklere bırakarak, maskülen kadınlarla feminen erkeklerden bahsedeceğim.

Son günlerde okuduğum farklı bir haber üzerinde düşünüyorum, irdeleyince haklılık payı da yok değil hani. Yapılan bir araştırma bir diğer cinsiyetten normalin küçücük üzerinde bir parça taşımanın çekiciliği artıran unsur olduğunu ortaya koymuş.

Erkekseniz fiziğinizde ve ruhunuzda küçücük bir parça kadın, kadınsanız da küçük bir zerre erkek taşımanız anlamında kısacası. Aynen tuzlu pastalara atılan eser miktardaki şekerle, sütlaca konulan ve şekerin bastırışıyla farkedilmeyecek miktardaki tuz gibi.

Yaşasın! Yani ne güzel fazla tüyler, kaslı bacaklar, büyük ayak ve eller için belki çok endişelenmemiz yersiz artık. Hatta bakışları hafif erkeksi -meydan okuyan- tatlı maço bir havaya büründürmekte yarar bile var. Doğuştan böyle olanlarsa keyfini çıkarsınlar.

Demek ki güzel bulunan bir çok kadının hafif erkeksi, kendine güvenen-güçlü görüntüsünün altında yatan bu farklılığı doğum haritasındaki Venüs-Mars kavuşumu etkileriyle benzer biçimde açıklayan astrologların ne demek istediğini herkes şimdi daha iyi anlayabilecek.

Yani, bu durumda rahmetli Duygu Asena ya da en yaşayan örnek Şenay Akay’ın yüzündeki tüylerle uğraşıp duranlar, peşindeki erkek ordusunun sebebini şimdi daha iyi kavrayabilecek.

Yani, nezaket sahibi, yumuşak ses tonuna sahip erkekleri, her yanından şiddet fışkıran, üçgen vücutlu-azami kaslı, bıyıklı-sakallı, ve "k" harfini normalin iki ton üzerinde kalın söyleyen erkeklere neden tercih ettiğimizi biz şimdi daha iyi anlatabileceğiz.

Yani, Tarkan’a bayılışımızı anlamlı bulmayan ve onun normalin biraz üstündeki feminen görüntüsünü buna sebep gösteren erkekler, bu yazıdan sonra ses tonlarını yumuşatmayı, "kılları" yerine "akıllarıyla" ve farkedilmeyi keşfedebilecekler. Yaşasın!

Al sana biraz östrojen, ver ordan az biraz testesteron… Olay çözülmüştür, bölüşürüz hormonları olur biter.

Yalnız öyle küçük bir miktar ki bu bahsi geçen “karşı cinse ait hormonca fazlalık”, milim üzerine çıktığınızda “dönme” yakıştırmasını alnınızın ortasına yemeniz an meselesi. 

Bir programda izlemiştim, çok sayıda konuşmacının katılımında dönüp dolaşıp söz sadakate gelince içlerinden tıp eğitimli olan biri “hormonal eğilimlerden” bahsederek sadakat konusunda erkeklerin üzerinde duran yükü azalttı kendince.

Suçu hormonlara atarak ve konuşmacı da erkek anladığınız üzere. Anlattığına göre kadınların daha sadık olması onları aynı zamanda “anaç” yapan östrojenle açıklanmış.

Aynı programda konuşmacı kadınlar şaka ile karışık, “erkeklerin yemeklerine östrojen katalım öyleyse” şeklinde bir çözüm önerisi bile sundular. Hadi bakalım bize de biraz testesteron fazladan.

Bu durumda ne olur düşündünüz mü? Yeni çocuklar doğar mı bilmem ama ortalıkta yemek ve örgü tarifleri konuşan, evde karısının yolunu bekleyen, onun bitmeyen toplantılarından, çapkınlıklarından o da olmadı ilgisizliğinden yakınan zarif, duyarlı erkekçikler çıkar ortaya belki.

Öte yandan ya bize biraz daha “testesteron” verilince, pek asabi olursak, otoparkta hiç yoktan silah çekersek, her gördüğümüz adama yanımızdakine rağmen yandan yandan bakarsak, günün yirmi dört saati Fashion TV’nin erkek mankenleri salınıp duran versiyonundan gözümüzü ayırmazsak ne olur?

Dahası, boşanınca ortak çocuklarımızı babalarına bırakıp rahatça yeni hayatlar kurarsak, (ah bu kötü işte) ya saçımız alnımızdan-arka ortamızdan dökülmelere başlarsa, traş olurken yüzümüzü kesersek, ya zarafeti unutursak…

“Neyse ki bunlar yalnızca bir varsayım” diyen erkekleri duyar gibiyim. Yine de her varsayımda, her şakada bir gerçekleşme payı olacağını akılda tutun derim.

Şaka bir yana 2007’nin bu son günlerinde, ne kadar östrojen, ne kadar testesteron ve sair hormonumuz varsa kimyamızın içinde iyilik, güzellik, sağduyu ve yerindelik adına kullanılsın diliyorum.

Şimdiden bütün okuyucularıma mutlu seneler diliyorum, 2008 de her şey gönlünüzce ve dilediğinizce olsun...

haticeolgun2@gmail.com

03.01.2008
   
Haberi arkadaşına gönder
Haberi yazdır
 
Diğer Yazılar
Baba bana şöhret al (28.08.2008)
Bize altın yakışır.. (21.08.2008)
Güngören’de dünü görmeyenler… (29.07.2008)
Kim aşık, kim azgın teke? (17.07.2008)
Kadınlar mı, erkekler mi daha çok yoruluyor? (02.06.2008)
Bırakın erkekler maça gitsin (06.05.2008)
Buruk bir doğum günü (17.04.2008)
Erkeksiz alışveriş daha rahat (03.03.2008)
Saçlarımız ve erkekler…. (13.02.2008)
Çalışan kadın aldatır mı? (28.01.2008)
Siz "özel bir kadın" mısınız? (15.01.2008)
Doğurgan Dönem
Hamilelik
Hamilelikte Kilo Alımı
Tahmini Doğum
Bebeğin Gelişimi
Gebelik Haftaları ve Fetus Ağırlığı
Bebek
Aşı Takvimi
Katı Yiyeceğe Geçiş
Bebeğinizin Burcu
  Yazarlarımız
Baba bana şöhret al
Hafta başından beri izinliyim… Pazartesi işyerime uğrayıp önce iznimi ...
Kurşun kalemle yazılacak insanlar
Ağustos sıcağından bunalmış bir vaziyette caddede yürürken, bana hayat...
Yazın aksesuar trendleri
Bu yaz bir sürü farklı model kıyafet vitrinleri süslemekte. Siz bu far...
  En çok okunanlar
Oruç anne ve bebeği için risktir (Hamilelik ve Bebek)
Elmanın öbür yarısı :) (Keyifli Yaşam Danışmanı: Ayla Özaygen)
Güzel göğüsler için 4 öneri! (Güzellik)
Doğru makyaj nasıl yapılır? (Güzellik)
Güzelleşmek için servet harcamak gerekmiyor (Güzellik)

 Uzmanlar, haber
     
Anket

Ten renginiz nedir?
 
 148855