Her yaşta çekici
Ciltleriyle zamana meydan okuyanların en büyük sırrı nedir biliyor musunuz; doğru cilt bakımı ve makyaj stillerinin kusursuz olması... 50’ler: Cildin solgun görünüme bürünmesi
kaçınılmaz MAKYAJ: Cildin yaşın ilerlemesiyle birlikte solgun bir görünüme bürünmesi kaçınılmaz. Bu durumda 50’li yaşlarını sürenlerin makyaj sırasında yapması gereken en önemli şey, makyaja hazırladıklarını
ciltlerinin baz rengi. Serum gibi yoğun bakım garantili ürünler açılmış gözenekleri ve belirgin çizgileri gizliyor ve cilde taze bir aydınlık veriyor. SAÇLAR: Hormon düzensizlikleri, özellikle saç tellerinin incelmesinde
ve kurumasında önemli bir rol oynuyor. Çinko ve kafein gibi bakım mimarları, saçları yeniden yapılandırıyor ve dış etkenlere karşı koyma etkilerini artırıyor. Sonrasında yapmanız gereken, volüm veren ürünlerle saçlarda dolgunluk
yaratmak. Yapın & yapmayın Bakım serumlarını günlük rutin ürünlerinizden önce kullanın. Serumlar, cildi nemlendiriyor ve kırışıklıkların oluşmasını önleyerek gerginleştirici etkileri
bulunuyor. Canlı renklerde rujlar ya da parlatıcılar kullanın. Kırmızı, en asil renk olarak dudaklarda öne çıkıyor. Koyu tonlar arasında ise bordonun versiyonları öneriliyor. Saçlarınızı her zaman doğal tonlarla boyamayı
tercih edin. Eğer saçlarınızda gri tellere tahammülünüz yoksa, daha yumuşak tonlara yönelmenizde fayda var. 60’lar: Gri saçların bakımı MAKYAJ: Bu dönemde kaşların yoğunluğunu kaybetmesi
olağan. Ama birçok kozmetik markasının bu soruna yönelik yapılandırıcı bakımlarıyla kaşların dökülmesi engellenebiliyor. Makyaj artistleri, daha dolgun görünmelerini sağlamak amacıyla açık gri tonlarında bir göz kalemiyle kaşların aralarına kısa ince
çizgiler çekip onları daha sonra bir fırça yardımıyla dağıtarak dengelenebileceğini belirtiyorlar. SAÇLAR: Eğer giderek grileşen saçlarınızdan memnunsanız, bakımını kusursuz bir şekilde yapmanız gerekiyor. Özel
şampuanlar yaşlılıkla beraber saç tellerinin sarı renge dönmesini engelliyor. İstediğiniz renk seçeneklerini de kuaförünüzün yardımıyla çözebilirsiniz. Yapın & yapmayın Eğer ilerlemiş yaşınızın çevreniz
tarafından tahmin edilmesini istemiyorsanız, o zaman özellikle el ve ayak bakımına önem vermelisiniz. Uçuk bej ve pembe tonları el tırnaklarında hoş bir görünüm verirken, canlı renkleri sadece ayak tırnaklarınızda tercih etmeniz yerinden
olacaktır. Parlak makyajdan kesinlikle kaçının, çünkü kırışıklıkların iyice belirginleşmesine neden olur. Mat içerikli ürünler ciltteki renk dengesizliklerini de ortadan kaldırır. Göz kalemini de hiçbir zaman gözün çevresine
çekmeyin. Sadece gözün dış kısmından içeriye doğru ama yarım bir şekilde çekin. 70’ler: Kırışıklıkları gizleyin MAKYAJ: Bu dönemde kırışıklıkların belli olmasını istemiyorsanız, o zaman
onları görünmez yapmak için küçük hilelere başvurmanız gerekiyor. Kırışıklıkların içini görsel olarak dolduran ürünler birçok markada var. Kapatıcılar da gözlerdeki gölgeleri ve pigment lekelerini örtmede ideal. Kapatıcı ürünle ayrıca çene, iki gözün
arası ve burun kısmını aydınlatabilirsiniz. SAÇLAR: İlerleyen yaşla birlikte her bir saç telinin yaşam süresi de kısalıyor. Yapılandırıcı ürünler içerdikleri kafein, vitamin ve biotinle saç köklerini yeniden
canlandırıyor. Yapın & yapmayın Genellikle kısa saç kesimleri bu yaşlar için ideal. Kuaförünüzle birlikte size en uygun saç kesimini belirleyebilirsiniz. Çoğunlukla kısa kesimlerin kişileri olduğundan
daha genç gösterdiği de bilinen bir gerçek. Zayıf noktalarınızı vurgulayın! Göz kapaklarınız düşükse o zaman dikkatleri dudaklarınıza yönlendirmelisiniz. Bunun için ten renginizle uyumlu dudak kalemi kullanabilir ve dudaklarınızı
olduğundan daha dolgun gösterebilirsiniz. Maskarayla lifting etkisi yaratın! Kirpiklerinize gözün dış kısmına doğru hareketli bir şekilde maskara sürerseniz, optik olarak gözlerinizin daha iri ve bakışlarınızın aydınlık görünmesini
sağlarsınız.
|