Tatile çıkmak isteyen bebekli ailelere uçak yolculuğu yapmaya çekiniyorlar. Oysa bazı pratik uygulamalarla, çocuklarla yapılan uçak yolculuğunun hem daha konforlu hem de daha güvenli geçmesini sağlayabilirsiniz.
Uçakla seyahat en konforlu
yolculuk şekillerinden biri. Kısa ve rahat yolculuk yapmak isteyen herkes artık uçağı tercih ediyor. Buna bağlı olarak çocuklar da daha sık uçak yolculuğu yapıyor. Ancak seyahatlerinde uçağı seçen pek çok anne-baba uçakla yolculuğunun çocukları
açısından güvenli olup olmadığı yönünde kuşkulara kapılıyorlar.
Acıbadem Hastanesi Bakırköy Yenidoğan Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Palabıyık, “Bazen doğumdan hemen sonra bile bebeğin yoğun bakım ünitesi olan bir hastaneye hava yolu ile
nakledilmesi gerekebilir. Yani zorunlu durumlarda bebekler doğar doğmaz bile uçabilirler. Ancak uçuş konforu ve risklerin en aza indirilebilmesi için sağlıklı bir bebeğin ilk ayını doldurduktan sonra uçması önerilir” diyerek bir aydan itibaren
çocukların uçabileceğini dile getiriyor.
Sağlık sorunlarını önleyin!
Uçakla yolculukta bazı ufak sağlık sorunları görülebiliyor. Ancak basit önlemlerle bu problemler atlatılabiliyor. En önemli sorun kulaklarda
görülüyor. Özellikle kalkış ve iniş sırasında kabin içi basıncında olan değişikliklerden dolayı bebekler kulaklarında hissettikleri dolgunluk hissi ve ağrı nedeniyle şiddetli bir şekilde ağlayabiliyorlar. Dr. Palabıyık, “Bunu engellemek için
yolculuk öncesinde bebeğin doktoruna da danışılarak genellikle soğuk algınlığı için kullanılan bir ağrı kesici şurubun verilmesi uygun olur” diyerek şöyle devam ediyor:
“Bu sayede orta kulağın havalanmasını sağlayan östaki borusunun daha kolay
açılması sağlanarak dolgunluk hissinin gelişmesi önlenebilir. Kulağı rahatlatacak başka bir önlem de yutkunmayı sağlamaktır. Bebekler de emerek yutkundukları için kalkış sırasında emzirilmeleri kulak ağrısı duymalarını engelleyebilir. Daha büyük
çocuklara da sevdikleri içecekler içirilmesi ya da çiklet çiğnetilmesi de aynı etkiyi yapar.”
Uçak yolculuklarında vücudun susuz kalma sorunuyla da karşılaşılıyor. Bunun en önemli sebebi; uzun uçak yolculuklarında sürekli olarak huzursuz
olan çocuklar uçakta verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi. Bebeklerin sık sık emzirilmeleri, büyük çocukların da her zaman severek içtikleri içeceklerin yanlarında bulundurulması bu durumu önlemeye yardımcı oluyor.
Nerede
oturmalı?
Çocuklar, genellikle kapalı ve hareket alanının kısıtlı olduğu ortamlarda kısa sürede huzursuz olabiliyorlar. Bu nedenle uçağın en önünde oturmanın ve kabine en son girerek en erken çıkmanın kabinde kalış süresini en aza
indirdiğini unutmayın.
Dr. Palabıyık bu noktada bir uyarıda bulunarak şöyle diyor:
“Özellikle havaalanında yolcuların uçağa kabulü başlar başlamaz büyük çoğunluğun çıkış kapısına hücum ederek ayakta bekledikleri görülür. Çocuklar bu
durumdan hiç hoşlanmazlar. Bu nedenle sakince beklemek ve çocuğun oyun oynamasına izin vermek, kapıdan geçen en son yolculardan olmak gerekir. Kabine sadece uçuş sırasında gerekecek çantaların alınması ve diğer tüm çantaların bagaja verilmesi
havaalanı ve kabindeki hareket yeteneğimizi arttırır.”
Bazı uçak modellerinde iki erişkin koltuğu arasında küçük çocuklar için özel koltuklar bulunur. 2 yaşını geçmiş olan çocukların bu koltuklarda oturması önerilir. 2 yaşın altındaki
bebekleri kısa mesafeli uçuşlarda kucakta taşımak mümkün ancak mutlaka kabin ekibinden bebekler için özel kemerler istenmesi gerekir.
Dr. Palabıyık koltuk seçimi konusunda bir noktanın daha altını çizerek şöyle diyor:
“Uzun süreli
uçuşlarda ise önünde duvar olan koltukları seçmekte yarar var. Bir çok uçak modelinde bu duvarlara monte edilen bebek beşikleri bulunur. Bu koltuklar bilet alırken ve check-in sırasında görevlilerden talep edilebilir. Artık sıklıkla kullanılmaya
başlanan on-line check-in ile uçuştan 24 saat önce internet ortamında koltuk seçimi yapılabilir. Eğer sağ ve solda 3 sıra koltukları olan bir uçak modelinde önlerde bir sırada sadece her iki tarafta ikişer koltuk gözüküyorsa aralarında bir bebek
koltuğu var demektir. 2 yaş üstü çocuklarla seyahat ederken bu koltukların seçilmesi büyük rahatlık sağlar. Bir çok uçakta da acil çıkış kapılarının hizasındaki koltuk aralıkları çok geniştir. 5 yaşından büyük çocuğunuzla seyahat ederken bu
koltukları seçmek size rahatlık sağlar. Ancak acil durumlarda tüm yolcular bu kapılardan uçağı terk edecekleri için çıkışın kapanmaması için bebekli, hamile ve hareket yeteneği kısıtlı hasta yolcuların bu koltuklarda otumaları önerilmez. Check-in
sırasında bu koltuklar da talep edilebilir.”
Günün hangi saatinde uçmalı?
Uçuş saatinin çocuğun günlük uyku saatlerine denk gelmesi yolculuğun daha kolay geçmesini sağlar. Ayrıca uyku öncesi huzursuz olmalarını en aza
indirmek ve uyku sırasında kulaklarda basınç hissetmemeleri için yaşlarına uygun dozlarda soğuk algınlığı için kullanılan şuruplardan vermek de yolculuğun rahat geçmesi açısından işe yarar.
Yanınıza almanız gerekenler
Acıbadem Hastanesi Bakırköy Yenidoğan Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Palabıyık çocukla yolculukta mutlaka alınması gereken şeyleri şöyle sıraladır:
Rahat giysiler ve yedekleri yanınızda olmalı. Ev ortamında giyilen kıyafetlerin giyilmesi
çocukların huzursuz olmalarını önlüyor. Eğer yaramaz bir çocuğunuz varsa havaalanındaki kalabalıkta kaybolmasını önlemek için kolay fark edilen canlı renklerde giysiler giydirilmesinde yarar var.
Uzun yolculuklarda en sevdikleri birkaç
oyuncak, boyama kitapları ve kalemleri, masal kitapları çocuğun oyalanmasını sağlar.
Uçakta verilen yiyecek ve içecekleri yok sayarak çocukların en sevdikleri içecek ve yiyeceklerden yanınıza almak iyi olabilir.
Biberonla beslenen
bebekler için kısa süreli uçuşlarda en az 2, uzun süreli uçuşlarda da 3 temiz biberon bulundurulması gerekir..
Yeterince alt bezi ve ıslak mendil. Eğer kabin memurlarından yardım istenirse uçağın tuvaletleri bez değişimi için uygun hale
getirilebilir.
Uzun süreli uçuşlarda yolculuk öncesinde ve her 4-6 saatte bir vermek üzere bir soğuk algınlığı şurubunun kullanılması çocukların rahatlamalarını ve sakinleşmelerini sağlar.
Uçuş sonrasında da her zaman olduğu gibi
bol sıvı tüketilmesi çocukların daha kolay adapte olmalarına imkan tanır. Özellikle varılan yerde aşırı sıcak hava varsa sıvı tüketimi çok önem kazanır.
Kimler uçmamalı?
Aktif enfeksiyonu olan çocukların hem kendileri
için hem de diğer yolculara da enfeksiyonu bulaştırabilecekleri için çok zorunlu olmadıkça iyileşene kadar uçmaması gerekir. Özellikle bir kulak enfeksiyonu varsa kabin içi basınç değişiklikleri çok şiddetli kulak ağrılarına yol açabilir. Sinüzitli
çocuklarda da aynı şekilde şiddetli baş ağrıları oluşabilir. İshali olan çocukların uzun süren uçak yolculuklarında aşırı sıvı kaybedebileceği için ishal düzelene kadar uçmaları önerilmez. Kronik kalp ve akciğer hastalığı olan çocukların da uçuş
öncesi doktor kontrolünden geçmelerinde yarar var.