Ne yazık ki, pek çoğumuzun yaşamında birlikte iş yapmaya, çalışmaya hatta konuşmaya katlanamadığı birileri vardır. Geçinilmesi zor insanları değiştiremezsiniz, ancak onlarla iletişimde başarılı olabilirsiniz...
Kimi insanlarla çok zor,
kimileriyle çok kolay ilişki kurmayı sağlayan nedir? Nasıl oluyor da birisiyle geçinebilirken, bir başkasıyla çatışıyorsunuz?
Aranızdaki benzerlikleri öne çıkardığınızda, insanlarla daha iyi geçinebilirsiniz. Bir arkadaşınızla girdiğiniz
çatışma ve geçinilmesi zor bir insanla girdiğiniz çatışma arasındaki fark şudur: Paylaştığınız ortak zemin, arkadaşınızla olan çatışmanızı yumuşatır. Açıktır ki, tahammül edemediğiniz insanlarla ilişkilerini başarıyla yürütmeniz için, farklılıkları
azaltmak çok önemlidir. ‘Kaynaşma’, başkalarıyla farklılıklarınızı azaltmanızı, böylece onlarla bulundukları zeminde buluşmanızı ve ardından ortak bir zemine geçmenizi sağlayan her türlü davranışı kapsar.
İnsanlarla çeşitli yollarla
kaynaşabilirsiniz. Görsel düzeyde yüz ifadenizle, el kol hareketlerinizle ve vücudunuzun duruşuyla... Sözel düzeyde sesinizin tonuyla ve hızıyla...
Sözsüz kaynaşma
Kimi insanlar elleriyle, kimileri de sadece ağızlarıyla
konuşurlar. Kimileri herkese nezaketle gülümser, kimileri her önüne gelene surat asar... Kimileri konuşurken ayağa kalkar, kimileri oturur. Kimileri kamburunu çıkarır, kimileri dimdik durur, kimileri eşyalara dayanır. El kol hareketi yapmadan
konuşmayı tercih eden birisi, ellerini kullanarak konuşanın zoruna gidebilir. Güler yüzlüler, somurtkanlardan hoşlanmayabilirken, somurtkan olan da güler yüzlüyü yapmacık bulabilir.
Karşınızdaki insana onu taklit ettiğiniz izlenimi verecek
kadar sözsüz kaynaşma gereksizdir. Onun tepeden tırnağa bütün yaptıklarını aksettirmek de gerekmez. Sadece karşı tarafla iyi geçindiğinizde normal olarak hangi davranışlar görülecekse, onları benzeştirmek istemelisiniz.
Sözlü
kaynaşma
Hızlı konuşan insanlar yarışmaktan hoşlanır, yavaş konuşanlar ise ağırdan almaktan. Sessiz insanlar sükunetten hoşlanır, yüksek sesle konuşanlar gürültü patırtıdan. Karşınızdaki insanın ses tonuyla ve hızıyla kaynaşamazsanız,
bir müddet sonra kendiniz söyler, kendiniz dinlersiniz ya da ciddi ölçüde bir yanlış anlaşılmayla karşı karşıya kalırsınız.
Anlamak için dinleyin
İlişkide zorluk yaşadığınız kişi konuşurken amacınız, anlamak için dinlemek
olmalıdır. Vücut duruşunuzdan ses tonunuza dek her şey, onu dinlediğiniz ve anladığınız izlenimini vermelidir. Hem sizde hem de sorun yaratan kişide konuyu gerçekten anladığınız izleniminin uyandığına emin olmak için, dinlediklerinizi ona özetleyin.
Samimi soru sorma, dinleme, önemseme ve hatırlama yeterince bir araya geldiğinde, zor insan daha az zor ve daha birlikte iş yapılabilir hale gelir.
Çatışmayı işbirliğine dönüştürün
Görüşmeler dejenere olup çatışmaya
dönüştüğünde, amacınız daha derin bir anlayışa varmak olmalıdır.Geçinilmesi zor insanlar, “Sizi anlayabildim mi?”, “Başka bir nokta var mıydı?” diye, sorularla ölçütlerinin tam olarak ifade edilmesinden memnun olurlar. Bir tartışma ne zaman çatışmaya
doğru kayarsa, insanların bir şeyin leyhinde ya da aleyhinde oluş sebeplerini ortaya çıkarmaya çalışın. Sonra bu ölçütleri kaynaştırabilecek bir fikri ya da çözümü arayın. Çatışmayı işbirliğine dönüştürmenin bir yolu da budur.
Güven
uyandırın
Problem yaratan insanlarla iletişim kurarken amacınız, anlaşılmak amacıyla konuşmak olmalıdır. Ses tonunuz, hakkında ne düşündüğünüz konusunda insanlara olumlu ya da olumsuz mesajlar gönderir. Hiç alakası olmasa bile, bir çok
insan ses tonundan kendisine karşı bir tavır alındığı anlamını çıkarır. Kullanılan kelimelerle uyuşmayan ses tonunun yarattığı karma mesajlar, her tür ilişkide büyük sorunlar yaratabilir.
Sözünüz kesildiğinde ise incelikle araya girin.
İncelikle söz kesmek, öfkelenmeden, suçlamadan ve korkmadan yapılır. Dikkatini çekene dek, zor kişinin adını ya da “efendim”, “beyefendi” gibi bir hitap kelimesini üst üste tekrar etmeniz yeter.
Bir kimse ne kadar zorlu davranış içinde olursa
olsun, ona karşı dürüstlük sonuç alıcı olabilir. Yeter ki, bildiğiniz doğruyu, karşınızdaki kişiyi yerin dibine batırmaktan ziyade yüceltecek bir yaklaşımla söyleyin. Bir insanda ne kadar çok güven uyandırırsanız, o kişinin sizi dinleme ihtimali o
ölçüde artar.
Suçu kanıtlanmamışı masum kabul edin
İnsanlar problem yaratır hale gelince, çevrelerindeki kişilerin düşünmeden verdikleri ters tepkiler onları tahrik eder ve mevcut tavırlarını pekiştirir. Olumlu bir etki
uyandırmak istiyorsanız, düşünülüp taşınılmış tepkilere ihtiyaç vardır. Suçlu olduğu kanıtlanana kadar bir insanı masum sayarak, yaptığı şeyleri iyiye yormak, sizin yararınızadır. Bunu yapmayı alışkanlık haline getirirseniz, geçinilmesi zor insanlar
size bir hasım gibi değil, değerli bir yandaş gibi yaklaşacak ve şaşırtıcı bir şekilde olumlu beklentilerinizi yerine getireceklerdir.
Eleştirileri takdirle karşılayın
Eleştirilere refleks olarak karşılık vermek, kendini
savunmaya çalışmak genelde işleri daha da kötüye götürür. Savunmaya geçmeniz, suçluluğunuzu kabul ettiğinizin işareti olarak görülür ve söylediğiniz her söz aleyhinize kullanılabilir. Sizi eleştiren birisine takdir edici sözler söylerseniz,
davranışınızı savunmak, açıklamak ya da haklı çıkarmak zorunda kalmazsınız. Sadece karşınızdaki insanı sonuna kadar dinler ve iletişim kurduğu için teşekkür edersiniz. Karşı koyma yoluna gitmezseniz, eleştiride bulunan kişi söyleyeceğini söyledikten
sonra iş biter. “Açık sözlü olduğunuz için teşekkürler”, “Neler düşündüğünüzü bana anlatmak üzere zaman ayırdığınız için teşekkürler”, “Bu kadar önem verdiğiniz için teşekkürler” deyin. Birisi sizi eleştirdiğinde, bu stratejiyi deneyin. Boyun eğmek
başta güç gelebilir, ama biraz eleştirilmek karşılığında uzun dönemde kar payı olarak büyük huzur elde edeceksiniz.