Polisiyenin baronesi Kinsey Millhone’dan feci sürükleyici bir çalıntı kimlik ve yaşlı istismarı öyküsü.
Taciz’in T’si, Sue Grafton’ın bugüne kadar yazdığı belki de en tüyler ürpertici öyküye sahip. Kinsey, kötü güçlerle hiç bu kadar
doğrudan karşılaşmamıştı. Özel bir dedektifin gündelik yaşamının ayrıntılarıyla başlayan romanda Grafton, birden Millhone’u bırakıp Solana Rojas’ın hikâyesine odaklanıyor ve okuyucular insanın kanını donduran bir sosyopatla tanışıyor. Hatta Rojas
kadının gerçek ismi bile değil. Kurnazca çaldığı bir kimlik ve öyle bir kimlik ki, kadının özel işlere kabul edilmesini sağlıyor. Romandaki gerçek dehşet, okuyucu, kurbanı bekleyen felaketleri sezmeye başlayınca müthiş bir gerilimle birlikte büyüyor.
Acaba Millhone neler döndüğünü zamanında anlayıp müdahale etmeyi başarabilecek mi diye merak ederken gerilim hiç bitmiyor.
Seksenli yılların sonlarında geçen Taciz’in T’si daha yoğun anlatılamazdı: Çalıntı kimlik, hakikate ihanet, zayıf ve
düşkünlere bakan kurumlardaki çürüyüş... Roman, toplumsal dokunun önemli bir ilmeğini yakından inceliyor. Grafton bir kez daha, şaşırtıcı sonuçlarla dolu yepyeni bir alana el atıyor.
Sue Grafton, California Montecito’da ve Kentucky
Louisville’de yaşıyor. Kinset Millhone’u okuyucularatanıttığından bu yana geçen 25 yıl içinde ilk yıllardaki sınırlı ünü büyüdü ve artık Grafton ikonik bir yazar. Yazdığı türün kurallarını yıkan biri ve her kitapla polisiyeye bir yenilik daha
katıyor. Alfabe serisinin sonuncusu, yani Z nasıl olacak bilemeyiz fakat çok ama çok uçurucu olacağından eminiz.