Siz beyaz atlı prensinizi bekliyorsunuz, o ise bir türlü gelmek bilmiyor. Peki neden sizinle ilgilenen 'diğerlerine' kalbinizin kapılarını kapalı tutmakta ısrar
ediyorsunuz
Etrafınızda sizinle ilgilenen insanlar var. Peki siz bu insanlarla ilgileniyor musunuz? Asıl sorulması gereken soru bu! Her zaman
birileri çıkıp sizinle ilgilendiğini söyleyecektir, ama önemli olan sizin ne hissedeceğinizdir. Aşk böyle bir şey işte... Her gönüle kalp çarpmıyor. Sorun şu ki, istediğiniz kişiyle beraber olmalısınız. Karşınızdaki insan size karşı çok güçlü
duygular besliyor diye, onu kırmamak için deneme yanılma yöntemiyle bir ilişki yaşayamazsınız.
Her zaman aşk isteriz
Çünkü aşk bir savaştır ve insan savaşmadan yaşayamaz. Kimse bunu farketmez ama her mutsuz biten aşk hikayesi, bir savaşın sonudur ve bu savaş,
aslında bizi biraz daha güçlendirmiştir. Her savaş sonunda, artık sorunsuz bir sevda yaşamak istediğimizi haykırır dururuz etrafa. Güven duymak, mutlu olmak isteriz. Güveni seçip sıkıldığımızı gördükçe de, fırtınalı aşkları daha çok ararız.
Tekliflere kapalı olmayın
Hayallerinizdeki sevgili henüz gelmediyse, ömrünüzü onu bekleyerek geçiremezsiniz. Bu arada sizinle ilgilenen insanlar da sizden vazgeçmek bilmiyor... Etrafınıza bir bakın. Mesela uzun zamandan beri iş arkadaşınız size akşam yemek yemeyi
teklif ediyor. Neden olmasın? Ya da yıllardır dostum dediğiniz arkadaşınızın sizinle özel olarak ilgilendiğini farkettiniz. Tabii ki insanın birkaç hayrana ihtiyacı var; ne kadar güzel, alımlı, kültürlü, yetenekli olursanız olun, karşı cinsten
birinin bunu onaylamasını beklersiniz. Tabii ki bunu duymak isteyeceğiniz kişi, sizin kalbinizi yerinden uçuracak biri olsa herşey daha da güzel olur.
Olmasa da deneyin!
Kendinizi dışarıya kapatmamanız gerekiyor. Çok ta fazla istekli değilsiniz ama teklifini kabul
ettiniz. Fakat beklediğiniz gibi ilginizi de çekmedi... Arkadaşınıza karşılık verememek sizde baskı yaratıyorsa bunu atlatmanın bir yolu var. Kendinize ait zaman dilimi ayırmak. Eğer hisleri gittikçe kuvvetleniyorsa ve sizin hislerinizde hala bir
değişiklik yoksa, ama beklemek ve zaman tanımak istiyorsanız, kendi kendinizle kalmayı deneyin. Kendinizi dinleyin ve ne isteyip ne istemediğinize karar verin. Ondan uzaklaşmanız, hem sizin duyduğunuz baskıyı azaltır, hem de sizin daha rahat karar
vermenizi kolaylaştırır.
Neler yapabilirsiniz?
Ruhsal sağlığınızı
etkileyen bu duygu yükünden kurtulmak için fiziksel faaliyetler yapabilirsiniz. Spor ve yürüyüş yapın, bisiklete binin, step sınıflarına yazılın. Bütün bunlar vücudunuzu güçlendirdiği gibi stresinizi de azaltacak. Ailenizle ve arkadaşlarınızla sağlam
ilişkiler kurmak ise ruhsal sağlığınız için önemlidir.
Bütün bunlara rağmen beklediğinizi bulamadıysanız ve bu yükü kaldıramaz hale geldiyseniz, ona hep arkadaş kalacağınızı anlatın.