Kadınların yarısı, orgazmın anlamını bile bilmiyor, tarif edemiyor. Ancak Türk insanı bütün bunlara karşılık kendini ‘bilgili’ sanmaktan geri kalmıyor. ‘Cinsellikle ilgili konularda bilgiliyim’ diyen erkeklerin oranı yüzde 74, kadınlarınsa 58.
Çocuğuna cinsel eğitim vermeye gelince... Bu konuda bugüne kadar ‘hiçbir şey yapmadığını’ söyleyen kadınların oranı yüzde 69.1, erkeklerin ise yüzde 76.1 (Genelde yüzde 72).
Güneydoğuluların en fazla bildiği kadın cinsel organı:
Bekaret zarı
Kadın cinsel organlarından en fazla bilinen (yüzde 82.4) vajina, en az bilinen klitoris
Klitorisi en az bilenler Ege’de yaşıyor, en çok bilenler metropoller ve Karadeniz bölgesinde
Güneydoğuluların en fazla
bildiği kadın organı bekaret zarı
Klitorisi bilen İç Anadolulular, Akdenizlilerden daha çok
Klitoris, kadınların da erkeklerin de en az tanıdığı kadın cinsel organı
Rahim, vajina ve zardan daha az biliniyor
‘Kadın cinsel organlarının hiçbirini duymadım’ diyenlerin oranı Türkiye genelinde yüzde 2.9, ‘erkek cinsel organların hiçbirini duymadım’ diyenlerin oranı yüzde 7.5
Türk erkekleri en çok penisi biliyor (yüzde 89,6). Spermi ise neredeyse hiç
bilmiyor (yüzde 0.1)
Penisi en fazla bilen yaş grubu, yüzde 93.3 oranıyla 25-34 yaş grubu iken; vajinayı en fazla bilen yaş grubu 18-24 (yüzde 89.5)
Prostatı en fazla bilen Karadenizliler, metropol ortalamasını yakalamış görünüyor
(Yüzde 78.2)
Partneri olan bekarlar penis ve vajinayı en fazla bilen toplum kesimi (Yüzde 93.9)
Penisi tanımakta muhafazakárlar Türkiye ortalamasına yüzde 10 fark atıyor. Ama vajina hakkındaki bilgileri Türkiye ortalamasının yüzde bir
gerisinde kalıyor.
Muhafazakar kesim orgazm hakkında doğru bilgi sahibi
Orgazma şehvet diyenler en çok Karadeniz’de, rahatlama diyenler metropollerde yaşıyor
Orgazm, cinsel ilişkiye girmektir diyenler Ege’den
çıkıyor
Muhafazakár kesim orgazmı ağırlıklı olarak, boşalma, cinsel doyum ve cinsel ilişkiden zevk alma diye tarif ediyor
Muhafazakár kesimde orgazm kadının kendini tahrik etmesidir diyen hiç yokken, liberal kesimden bu tanımı yapanlara
rastlanıyor.
Eski Avrupa Güzeli, manken ajansı sahibi Neşe Erberk
Çocuklarda hiçbir sorun yok anne babalarda var
Neşe Erberk’in üçüz kızları Alin, Selin ve Lara 5.5 yaşında. Dört yaşına
geldiklerinde cinsellikle ilgili sorular sormaya başlamışlar. Erberk meraklarını sabırla gidermeye çalışmış. Erberk Ayten Serin’in sorularını şöyle cevapladı:
Neyi merak ediyorlardı?
- Önce fiziksel merakları vardı, erkeklerin
pipisi olduğunu, onların da ilerde göğüslerinin büyüyeceğini anlattık. ‘Çocuk nasıl doğar’ı merak ediyorlardı. ‘Babanızda küçük tohumlar vardı onları bana verdi’ diye anlattım. Ben sezaryenle doğum yaptığım için karnımdaki izi gördüler, doğumu onlara
anlattım. ‘Acımadı mı?’ diye sordular, doktorun uyuşturucu iğne yaptığını söyledim. Anlattıklarımdan hemen tatmin olmadılar. Aynı şeyi üçüne de ayrı ayrı anlatmanız gerekiyor, birine en ufak bir kelimeyi bile farklı anlatsanız diğeri gelip tekrar
soruyor. Bazı aileler yeterli bilgi vermeyebilir, işin doğrusunu çocukların anlayabileceği cümlelerle anlatmak gerekiyor.
Size ilk cinsel bilgiler nasıl verildi?
- Kendi çocukluğumda bana nasıl anlatıldığını hatırlayamıyorum.
Robert Kolej’de orta okuldayken bunun bir ders olarak anlatıldığını hatırlıyorum. Bilgili olduğum için bir sorun yaşamadım. Anne babaların ayıp, günah gibi kelimelerle çocuklarını korkutmalarını doğru bulmuyorum. Mantıklı bilgilerle meraklarını
gidermeliler. Meraklarını geciktirirseniz günün birinde neyin ne olduğunu öğrendiklerinde anne babaya güvenleri sarsılıyor. Bu ayıptır, demek çok yanlış. Eğitim işine girdiğimden beri görüyorum ki çocuklarda hiçbir sorun yok, anne babalarda sorun
var, çocuklar ne verirseniz onu alıyorlar.
Mizahçı Metin Üstündağ
Hocası Aydemir Akbaş olan bir cinsellik dersinden ne beklenir
Öcü’leri, cızz’ları, ayıpları, günahları, endişeleri çok fazla, bu
ülkedeki çocukluğun. Çocuklar ergenleşince, ebeveynler ne yapacaklarını şaşırıyor, yabancılaşıyorlar. İlk cinsel bilgiler genellikle arkadaşlardan, filmlerden, dergilerden, kitaplardan elde edinilir. Bugün internet diye bir olay var. Bugünün
çocukları, ergenleri daha kolay ulaşabilir bu bilgi ve görüntülere. Ve fakat hep bir suçluluk duygusuyla, gizli ve saklı öğrenildiği için, cinsellik hep bastırılan bir güdü olarak gelişiyor ve temel sağlam olmadığı için de büyüyünce arıza devam
ediyor. Bizim kuşak belki şanslı, belki de çok şanssız bu konuda. Çünkü Yeşilçam’da seks filmleri furyası başlamıştı. Daha kadına dokunmadan, kadın ah oh diye inliyordu filmlerde. Hocası Aydemir Akbaş olan bir cinsellikten ne beklenirse artık. O
filmler bizim kuşağı cinsel yönden bilgilendiremese de mizah duygumuzu epey geliştirdi. Anne babaların cinselliği çoğu zaman bir vazife şeklinde gelişiyor. Çocukken bir keresinde bir arkadaşımıza, bir arkadaşımız ‘Senin annen baban sevişiyor’
deyince, çocuk şoka girdi. Bir hafta ağladı. Annesi çocuğu doktorlara, türbelere götürdü. Seks sanki anne baba gibi kutsal kişilerin değil de adi insanların yaptığı bir eylem olarak algılanıyordu.
Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri
Profesörü Şahika Yüksel
Cinsel bilgiyi porno sitelerinden almak çok yanlış sonuçlar doğurabilir
Türkiye’de halkın cinsel eğitim gibi bir talebi yok. Ama olmaması, ona ihtiyaç olmadığı anlamına gelmez.
Tersine cinsel sorunları arttırır, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, bedenin kontrolü anlamına gelen üremenin kontrol edilmesi konularında insanın gelişmemesine neden olur. O yüzden cinsel eğitim çok önemli. Okullarda kalem tutmanın öğretilmesi gibi
cinsel bilgilerin de verilmesi gerekir. Araştırmada, hiç azımsanmayacak oranda insanın (Kadın yüzde 14, erkek yüzde 20) cinsel bilgilerini kitap, dergi, internet yoluyla edinildiği çıkıyor. Ancak buralardan elde edilen bilgilerin bir bölümü doğru
düzgün bilgiler, bir bölümü de pornografik materyaller. Pornografik materyaller kullanılabilir, ama cinsel bilgilerin bunlarla sağlanması son derece uygunsuz bir durum, çünkü gerçeği yansıtmayan şeyler de var orada. Özellikle kadınlar ve erkeklerin
birbirlerinden beklentileri farklı yansıtılıyor, pornografik materyallerdeki erkek ve kadın rolleri bu beklentilere uymuyor. Bu yüzden buradan alınan bilgilerin önemli bir kısmı yanlış bilgilenmeye yol açabiliyor.
Teoman
Annem anlattığında bir kadınla yatmıştım zaten
Ben her şeyi kitaplardan öğrendim. Annem bana bir şey anlatmaya karar verdiğinde ben bir kadınla beraber olmuştum çoktan. 15 yaşlarındaydım. Anneme ‘ben bunların hepsini
biliyorum, kendine sakla’ dedim ve gülüştük.
Hürriyet yazarı Ferai Tınç
Çocuklarım da ilk bilgilerini anneannelerinden aldı, tıpkı benim gibi
Oğullarıma, ‘Cinsellikle ilgili ilk bilgilerinizi
kimden ve nasıl aldınız?’ diye sordum. ‘Herkesten, her konuda öyle çok bilgi aldık, hálá da alıyoruz ki cinsellikle ilgili ilk bilgileri kimden nasıl aldığımızı hatırlamıyoruz’ diye benimle dalga geçtiler. Ama anımsadığım kadarıyla ilk bilgilerini
anneannelerinden aldılar. Benim gibi. Ben de ilk bilgilerimi annemden almıştım. Annem hayatımın cinsellik uzmanı değil ama rehberim oldu.