Florya Corner Sağlık kulübü tarafından düzenlenen söyleşiye katılan Sağlıklı beslenme ve yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç; spor yapan kişiler için çok önemli pratik bilgiler verdi.
Dr. Ender Saraç, düzenli spor yapmanın mutluluk hormonunu
arttırdığını ve spor yapan insanların hayata daha büyük bir şevkle sarıldıklarını söyledi. Saraç, sadece spor yapmanın sağlık açısından yeterli olmayacağını doğru beslenmenin de çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Saraç; balık ve tavuğun,
kırmızı ete göre çok daha fazla tüketilmesini tavsiye ettiğini ve haftada 3 günden fazla kırmızı et tüketen kadınların; bu hayvanların suni beslenmelerinden ve daha kaslı olmaları için verilen testesteron sebebiyle bol miktarda erkeklik hormonu
bilmeden aldıklarının altını çizdi.
Ender Saraç; balık ve tavuğun daha çok tüketilmesini tavsiye ederken özellikle yüksek kollestrol barındıran derilerinin yenmemesi gerektiğini vurguladı. Saraç konuşmasına şöyle devam etti:
“Küçük
balıkları kılçıklarıyla beraber yemeğe özen gösterelim. Balığın kılçığında kalsiyum ve iyot var. Ayrıca balığın yağında yer alan Omega 3 vitamini de vücuda çok yararlı. Hamsi’de yüksek miktarda Omega 3 var. Tabi balık tüketirken kızartma yapmamaya
dikkat edelim.
Ben kırmızı etin hiç tüketilmemesi gerektiğini söylemiyorum. Vücudun demir ihtiyacını kırmızı et sağlar. Ama yine de haftada 1 -2 kezi geçmemeli. Eti ızgara olarak büftek,bonfile ve köfte olarak tüketebilirsiniz. İşlenmiş hali
olan sucuk, sosis ve salamdan olabildiğince uzak duralım.
Yoğun spor aktivitesinde bulunan kişilere de 3 yumurtanın beyazı ve 1 sarısı ile, yağsız peynirle yapılacak menemeni tavsiye ediyorum. İçine bol miktarda maydanoz ve biber de
koyabilirsiniz.
Spor yapanlar bol miktarda B ve C vitamini de tüketmeyi ihmal etmesinler. Bu vitaminleri işlenmemiş tahıldan, yumurtanın sarısından, kividen, turunçgillerden ve tüm yeşil çiğ bitkilerden alabilirler.
Özellikle tereyağ
ve kabuklu deniz hayvanları kesinlikle tüketmeyelim. Unutmayalım ki dedelerimizden dinlediğimiz tereyağ kullanımına dönük sözler günümüz şartları ile çelişiyor. Çünkü tereyağ; eskiden gürültü, stres, çevre kirliliği olmadan doğal bir hayatta
tüketiliyordu. Günümüzde ise bambaşka bir hayat var.”