Bir Luc Jacquet filmi "Arkadaşım Tilki" (The Fox and The Child) 4 Nisan'da vizyona girdi. "Arkadaşım Tilki", vahşi bir tilkiyle küçük bir kızın arasındaki büyülü, hayatlarını değiştiren bir karşılaşma...
Yönetmen Luc
Jacquet yeni filmi “Arkadaşım Tilki” ile gözümüzün önünde olup keşfedemediğimiz doğayı bir kez daha takdir etmeyi öğretiyor bize. Günümüzde doğada fazla vakit geçiremeyen çocuklara doğal hayatı anlatıyor. Hayvanların tanıtıyor. Doğal yaşamın ritmini
yakalatıyor.
Filmde, 10 yaşlarında küçük bir kız Fransa'nın doğusundaki dağların eteklerinde bir köy evinde yaşamaktadır. Sonbaharda bir gün, ormanın içinden bisikletiyle okula doğru giderken yavru bir tilkiyle karşılaşır. İnsanlara alışıl
olmayan tilki küçük kızdan kaçar. Ancak küçük kız tilkiyi tekrar görmek güçlü bir istek duyar.Daha sonra küçük kız tilki ile arkadaş olmak ister. Her gün ormanda vakit geçirmeye başlar. Farklı hayvanları tanır. Doğayı yakından gözlemler. Bir gün
tilkiyi görür. Tilkiyle sandviçini paylaşır. Daha sonraki yürüyüşlerinden birinde ayağı kırılır. Bu nedenle bir süre ormandaki gezintilerine ara vermek zorunda kalır.
Bu olaydan sonra anlatım bir süre tilki üzerinde yoğunlaşır. Tilki vahşi
hayvanlarla karşılaşır, ölümden kılpayı kurtulur. Kışın da bastırmasıyla bir oyuğu yuva yaparak oraya sığınır. Havalar ısınmaya başlayınca kendine bir eş bulmak için ortaya çıkar. Bahar geldiğinde iyileşen küçük kız tilkiyi henüz yavruladığı yuvasına
kadar takip eder.Devamında ikisi arasındaki ilişki ele alınır. Yaz boyunca ikili hızla arkadaş olurlar. Fakat kız bu vahşi hayvanı evcilleştirmeye çalışınca işler ters gitmeye başlar.
“Arkadaşım Tilki” heyecan verici dağların yamaçlarında,
vahşi doğada küçük bir kız ve tilkinin imkânsız arkadaşlıklarını resimliyor. Film, izleyicilere bu gizemli hayvanın gizli dünyasına eşsiz bir yolculuk fırsatı sunuyor.
Yapım hakkında
“Arkadaşım Tilki” insanların
bulunmadığı vahşi doğayı seyretmenin büyülü gücünü gösteriyor. Doğanın üstündeki gizemli perdeyi kaldırarak izleyiciyle buluşturuyor.
Yönetmen bir tilki ile karşılaştığı kendi çocukluğundan esinlenmiş. Yıllar boyunca vahşi doğa
belgeselleri üzerine uzmanlaşmış. Sonuçta, yalnızca hayvanın bakış açısından, dramatik ve heyecanlı bir hikâye yaratmış. Jacquet'in objektifinden izleyici kendisini tilkinin yerine koyacak. Onun bedenine girecek. Duygularını paylaşacak. Karşılaştığı
tehlikeleri sanki oymuyşcasına deneyimleyecek. Onu çevreleyen görüntüleri ve sesleri algılayarak bir tilkinin dünyasına girecek.
Oscar'lı yönetmen Luc Jacquet'den notlar:
• En ince detaylara kadar herşeyin mükemmel
olması için çok çalıştık bazen doğru ışığı yakalayabilmek amacıyla günlerce aynı sahnenin çekimi için günbatımını bekledik.
• Her gün bugün bir mucizeydi diye düşündük. İmkânsızı başardığımız için tatmin yaşıyoruz.
• Ben pasif bir
belgesel yönetmeni olarak doğanın üzerindeki perdeyi kaldırarak izleyenleri büyülü bir dünyaya götürmek istedim. İnsanın doğaya adım attığı zaman doğanın içine kapandığını göstermek istedim.
• Filmin tamamen bir doğa belgeseli olmasını
istemedim. Filmin fantastikle gerçeklik arasında gidip gelmesi beni en etkileyen özelliklerinden biri.
• İmparatorun Yolculuğundan 5 kat fazlaya mal oldu. Lükse kaçmadım ama çekimleri çok uzun sürdü.
• Henüz görüntüler yokken film birçok
ülkeye satıldı.
Yönetmen Hakkında:
• Luc Jacquet 1967 yılında Bourg en Bresse'de doğdu.
• Yüksek Lisansını Lyon Üniversitesi'nde zooloji üzerine yaptı.
• Özellikle ekoloji ve hayvan davranışları üzerine
çalıştı.
• 1992 yılında bilimsel bir araştırma için Antartika'daki Dumont d'Urville adlı Fransız İstasyonu'na gitti.
• Penguenlerle ilgili olarak çalışmaya ve onları görüntülemeye ilk kez orada başladı.
• 2000 yılında The March of The
Penguins'in senaryosunu yazmaya başladı ve film 2005 yılında vizyona girdi.
• The March of the Penguins ABD'de 77 milyon dolar gişe yaparak en fazla izlenen Fransız filmi oldu.
• 2006 yılında The March of The Penguins ile En İyi Belgesel
Oscar'ını aldı.
• Kazandığı diğer ödüller: David Di Donatello Ödülleri- En İyi Avrupa Filmi, Cesar Ödülleri-The Best First Work, Writers Guild of America- Belgesel ve Senaryo Ödülleri.
Başrol Oyuncusu
Hakkında:
• Bertille Noël-Bruneau 1996 yılında dünyaya geldi.
• Fransız oyuncu 2005 yılında La Petite Chartreuse adlı filmde oynadı.
• Çekingen görünüşüyle yapımcıları etkileyen Bertille, kısa sürede rolünün etkisi altına
girmiş.
• Bu filmden önce doğayla fazla yakın değilmiş. Hayvanlarla arası iyi olmayan ve çoğu hayvandan korkan küçük oyuncunun set ortamına alışması zaman almış.
• 11 yaşındaki Bertille bu film sayesinde bu film sayesinde hayvanların
dünyasını ve doğal yaşamı keşfettiği için çok mutlu olduğunu söylüyor.
• Canlandırdığı Lila karakterinin aracılığıyla insanın, doğası gereği vahşi olan hayvana sahip olmak istemesindeki çelişkinin de farkına varmış.
• Baştaki korkularına
rağmen çekimler bittiğinden tilki Titus'la çok sıkı dost olmuşlar. Bertile, hala zaman zaman arkadaşını ziyaret ediyor. Titus onu her gördüğünde sevinçten yerinde duramıyormuş!
• Yapımcılara göre, çok özel bir fiziğe sahip olan Bertille'in
güzelliğinin filmin şiirsel diline katkısı büyük olmuş. Yönetmen Jacquet bu çekingen ve gizemli küçük kızı gördüğü ilk anda aradığı kişinin Bertille olduğunu anlamış.
Bir tilkiyle film çekmek:
• Filmin başrolündeki Titus
için birden fazla tilki kullanılmış. Çünkü gerçek Titus oldukça yaşlı bir tilki.
• Hayvan eğitmeni Pascal Treguy, tilkilerin çalışması en zor hayvan olduğunu ifade ediyor. Sürekli tetikte olan bu hayvanlar çekimler sırasında da kafalarına
estiği gibi davranıyorlarmış. Onları yönetmesi zor olduğu için farklı tepkiler için farklı tilkiler kullanılmış.
• Bertille de hayvan eğitmeni ekibiyle birlikte tilkilerin bakımıyla ilgilenmiş, onlara biberonla süt vermiş.
• Filmin en
nefes kesici sahnesinde kurtlar Titus'un peşine düşüyor. Gerçeğe yakınlığıyla izleyeni hayrete düşüren bu tehlikeli sahnede hiçbir tilkiye zarar gelmemesi için özel metotlar uygulanmış. Hatta bazı planlar maket tilkilerle çekilmiş.