13 Haziran haftasında 4 yeni film sinema izleyicisi ie buluştu...
İkinci Nefes
Le Deuxieme Souffle - Second Breath
Alain Corneau "İkinci Nefes" de "Dünyanın Bütün Sabahları" nın yönetmeni,
Jean-Pierre Melville'in, 1966'da aynı isimle filme çektiği romanı yeniden uyarlayarak, “bugünün gözleriyle, bugünün oyuncuları, görüntüleriyle kara film türüne dönüş yapıyor.
Başrollerini Daniel Auteuil, Monica Bellucci, Michel Blanc ile
Jacques Dutronc'in paylaştığı filmin hikayesi 1958'de geçiyor.
Hapishaneden yeni kaçmış meşhur gangster Gu'yu takip ediyor. Bütün Fransız polis teşkilâtı adamın peşinde. Sevdiği kadın Manouche'la beraber ülkeyi terk etmeden önce para bulmak
için son bir iş yapması gerekiyor. Başarılı da oluyor, fakat polislerin çevirdikleri dolap sonucunda kendi suç ortakları onu bir hain gibi görüyorlar. Gu, bundan sonra şerefini temizlemek için ne gerekiyorsa yapacak.
Mistik Olay
The Happening
M. Night Shyamalan'ın yönettiği ve Mark Wahlberg, Zooey Deschanel, John Leguizamo ile Betty Buckley'in oynadığı "Mistik Olay" kalp atışlarınızı hızlandıracak paranoid bir gerilim...
Görünen bir uyarı
olmadan birdenbire ortaya çıktı. Bir kaç dakika içinde Amerika'nın birçok şehrinde sebebi açıklanamayan garip ölümler meydana gelmeye başladı. İnsan davranışlarındaki bu garip değişikliğe neyin sebep olduğu bilinmiyor. Yeni bir terörist saldırı mı?
Yoksa kontrolden çıkan bir virüs mü? Hava yolu ile mi yoksa suyla mı bulaşıyor?
Sınırda
Frontier
Bugüne kadar imzasını attığı 30'dan fazla müzik videosuyla adını duyuran genç ve iddialı yönetmen Xavier Gens, ilk uzun
metrajlı filminin kendi eğilimlerine uygun olmasını tercih ederek "Sınır(da)" ya imza attı.
Fransız sinemasını?yeni bir soluk katmaya?kararlı bu genç yönetmen "Sınır(da)" filminde yüzünü tarihe dönüyor.
Fransız
başkanlık seçimleri sırasında varoşlarda ayaklanma çıkmıştır. Bu kargaşada bir soygun plânlayan küçük bir hırsız çetesi başarısız olur; polisten kaçan bazı çete üyeleri, sınırda ıssız bir pansiyona saklanırlar. Nazi olan pansiyon sahibi, üzerlerinde
faşist fantezilerini uygulamaya başlar. Karanlık odalarda her türlü aşağılanmaya tabi tutulurlar. Artık genç kahramanlarımızın azap ve çilelerle dolu günleri başlamıştır. Otelin karanlık ve ürkütücü odalarında her türlü aşağılama ve işkenceye tabi
tutulurlarken evrensel özgürlüğün gerçek anlamını öğrenmeye başlayacaklardır.
The Incredible Hulk
Louis Leterrier'ın yönettiği ve Edward Norton, Liv Tyler, Tim Roth ile William Hurt'ün oynadığı "The Incredible
Hulk" dünyanın en ilkel güç kaynağı olarak kabul edilen olağanüstü öfkesiyle ve bütün görkemiyle bir kez daha beyazperdeye geliyor.
Bilim adamı Bruce Banner, tüm hücrelerini zehirleyen gama radyasyonuna karşı bir kür geliştirmeye ve içinde
dizginleyemediği bu öfke saçan gücü serbest bırakmaya çalışmaktadır: Hulk. Gölgelerde yaşayarak, eski hayatından ve sevdiği kadından uzak kalan Bruce, bu obsesif durumdan kaçınmak için çabalarken bir taraftan da General Thunderbolt Ross ve gücünü yok
etmeye çalışan askeri bir makine tarafından yakalanıp, yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Hulk'un karşısında artık yeni bir düşman vardır: Abomination.