İkisi yerli 8 yeni film
7 Mart haftasında 8 yeni film sinema salonlarında yerini aldı. Çılgın, çoğu zaman acımasız ve her zaman kâr amaçlı Amerikan Sağlık Sistemini gözler önüne seren bir portre olan, Michael Moore imzalı "Sicko" (Hasta),
Berrin Dağçınar'ın ilk sinema filmi olan, Türk sinema ve tiyatrosunun birçok önemli ismini bir araya getiren "Hayattan Korkma", Ethan Coen ile Joen Coen'in yönettiği ve Tommy Lee Jones,
Javier Bardem, Josh Brolin ile Woody Harrelson'ın oynadığı "İhtiyarlara Yer Yok" (No Country For Old Men), Doug Liman'ın yönettiği ve Hayden Christensen, Samuel L. Jackson, Diane Lane ile Jamie Bell'in oynadığı
"Jumper", Gabriel Garcia Marquez'in Türkiye de de yayımlanan aynı adlı kitabından uyarlama olan "Kolera Günlerinde Aşk" (Love in the Time of Cholera), 1999 Cannes Film
Festivali'nde ödül alan genç yönetmen Rodolphe Marconi imzasını taşıyan, Nicole Kidman, Karl Lagerfeld ile Monaco Prenses'i Caroline'in katkıda bulunduğu "Lagerfeld Sırları" (Lagerfeld Confidentiel),
Yönetmenliğini Roland Emmerich'in üstlendiği "M.Ö. 10.000" (10.000 B.C.) ve Reis Çelik'in uzun bir aradan sonra tekrar yönetmen koltuğuna oturduğu, Halil Ergün, Luk Piyes, Derya Durmaz'ın rol aldığı
"Mülteci' haftanın filmleri...Hasta Akademi Ödüllü yapımcı Michael Moore'un yeni filmi SICKO Amerika vatandaşlarına “Bizim sorunumuz nedir?” diye soruyor. Moore Amerika'daki sağlık sisteminin dünyada
en çok harcamanın yapılmasına rağmen diğer gelişmiş ülkeler arasında alt sıralarda olduğunu gösteriyor. Moore cevapları insanların parasız tıbbi bakım aldıkları Kanada, İngiltere ve Fransa'da arıyor. Sonunda Moore 9/11 kurtarma çalışmalarında yer
almış, hastalanmış ve evlerinde tedavi olamayan kahramanlardan bir grup toplayıp onları hiç beklenmedik bir yere götürüyor, üstelik dünyanın en zengin ülkesinde göremeyecekleri bir bakım almalarını sağlıyor. Hayattan
Korkma "Hayattan Korkma" bir kasabada kendilerine yetecek kadar üreten, ürettiği ile yaşayıp giden üç ailenin öyküsünü anlatıyor. Mandıracılık yapan Talat, tavuk yetiştiren Bedrettin ve babadan kalan fırınında ekmek üreten
Rıfkı, doğduklarından beri aynı kasabada yaşayan, çoluk çocuğa karışmış, çocukluklarından beri birbirlerinden hiç ayrılmamış üç arkadaştır. Talat'ın çocuğunun hastalanması ile hayat bir anda değişmeye başlar. İhtiyarlara Yer
Yok Filmde, Teksas sınırında 2.4 milyon dolar nakit para bulunca acımasız ve ölümcül bir takibin hedefi haline gelen dürüst bir adamın öyküsü anlatılıyor. Film aynı zamanda eski zamanlardaki mistik öncülerin yaşadıklarına kıyasla
artık çok daha şiddet yüklü ve kanunsuz bir yer haline gelen çağdaş Batı'daki iyi ve kötü kavramları üzerine kışkırtıcı bir meditasyon işlevi görüyor. Jumper David Rice, birçoklarının hayatında sadece hayal edebildiği
bir güçle büyümüştür. Uzay-zaman dokusu içindeki yırtıkları kullanarak, kendini zihninde canlandırabildiği herhangi bir yere anında nakledebilmektedir. Mısır'daki Spenks üzerinde kahvaltısını edip, Avustralya'ya sörf yapmaya, oradan Paris'e akşam
yemeğine ve Tokyo'ya kahve içmeye gidebilir.Duvarların içinden geçebilir, kilitli banka kasalarına ve en gizli odalara girebilir. Şimdiye kadar, bu gücünü sadece geçmişindeki tatsız anılardan kaçmak, sınırsız zenginliğin ve vahşi özgürlüğün tadını
çıkartmak için kullanır. Ancak David birgün kendisi gibi güçleri olan Griffin adındaki hırslı bir gezgin ile karşılaşır, böylece kendisinin ‘Sıçrayanlar' denilen uzun bir genetik sülaleye ait olduğunu öğrenir. David bundan sonra, onu ve tüm
Sıçrayanlar'ı ortadan kaldırmayı kendilerine amaç edinmiş güçlerle uğraşmak zorundadır. Kolera Günlerinde Aşk Filmde, Fermina Daza adlı bir kadın ile, ona aşık olan iki erkek Florentino Ariza ile Doktor Juvenal Urbino
arasındaki, 1880'lerden 1930'lara kadar uzanan ve 51 yıl dokuz ay, dört günlük zaman dilimine yayılan aşk üçgeninin öyküsü anlatılıyor. Filmin yapımcısı Scott Steindorff, romanın film haklarını alabilmek için tam üç yıl boyunca yazar Gabriel Garcia
Marquez'in peşinden koştu. Hakları alıncaya kadar da vazgeçmedi. Lagerfeld Sırları “Gözlüklerin arkasında saklı insan”dan fazlaca etkilenen yönetmen Rodolphe Marconi, 10 seneden fazla bir süredir ünlü modacı Karl
Lagerfeld hakkında bir belgesel projesini yapmayı düşünüyordu. Rodolphe Marconi 2004'teki ilk karşılaşmalarında Lagerfeld'i ikna etmeyi başarmış ve çekim ertesi gün başlamış. Karl Lagerfeld'in hayatını paylaşan Marconi,150 saatlik çekimlerin
sonucunda bir elbisenin hazırlaşını, söyleşileri, fotoğrafçılık ve resim çalışmalarını, sanat kitapları koleksiyonunu, Chanel'i, Fendi'yi, Lagerfeld Galeri'yi, dünyanın en güzel kızlarını, aktrislerini, dünyaca ünlü yıldızları yani kısaca yıldızın
günlük hayatını bir yönetmen gözüyle gözleri önüne seriyor. M.Ö. 10.000 Uzak bir dağ kabilesinde, genç avcı D'Leh kalbinin kraliçesini bulmuştur: Güzel Evolet. Gizemli bir savaşçı grup, köyünü yağmalayıp, Evolet'i
kaçırınca, D'Leh sevdiği kadını kurtarmak için savaşçıların peşinden dünyanın öbür ucuna kadar gitmek üzere küçük bir avcı grubuna önderlik etmek zorunda kalır.Bu savaşçı-avcı grup, kılıç dişli kaplanlar ve tarih öncesi yırtıcılarıyla mücadele eder;
yolculuklarının sonunda bir Kayıp Uygarlığı ortaya çıkarırlar.Burada D'Leh'inin halkını zorla köleleştiren güçlü bir tanrıyla karşı karşıya gelecektirler. Mülteci Almanya da ki mülteci kamplarında yaşanmış gerçek bir
öyküyü kaynak alan film Türkiye'nin güneydoğusunda yaşanan etnik siyasi çatışmaların bölge insanlarını devlet yada örgüt yanında tercihe zorlamasını konu alıyor. Şivan, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan, 20 yaşında bir gençtir. Şivan'ın
dedesi Şaho, varlığını sürdürebilmek için hem devlet güçlerine hem de bölgede güçlü olan örgüte mesafeli durmaktadır. Torununun hayatının tehlikede olduğunu düşünen Şaho, Şivan'ın yurtdışına çıkarılmasını sağlar. Şivan, Almanya'da bir sığınmacılar
kampına yerleştirilir. Dilini bilmediği bu ülkede Şivan'ı yeni bir sınav beklemektedir.
|