Türkiye’nin ilk HIP hoteli The Sofa Hotel, İstanbul’un moda ve sanat merkezi Nişantaşı’nda konuklarını ağırlamaya başladı. Dünyada sayıları hızla artan HIP (Highly Individual Place) otel tarzının Türkiye’deki ilk ve tek temsilcisi olan The Sofa
Hotel, lobide yer alan cafe’den odalara kadar büyük bir sanat galerisi gibi tasarlandı.
Kişiye özel hizmetleri ile konuklarını farklı deneyimler yaşamaya davet eden The Sofa Hotel’de, ayrıcalıklar otele girildiği andan itibaren başlıyor.
Otel konukları girişten itibaren modern Türk sanatçılarının birbirinden değerli eserleri ile karşılanıyor. Girişte once California’da yaşamını sürdüren Canan Tolon’un “Herşey Tıkırında” adlı eseri ile karşılanan misafirlere akabinde Erdağ Aksel’in
heykeli adeta hoşgeldiniz diyor. Giriş holünü lobinin bulunduğu birinci kata bağlayan misafir karşılama duvarında ve her katın fuayesinde, Fransa’da yaşayan ünlü heykel sanatçısı Osman Dinç’in The Sofa Hotel için özel olarak çalıştığı Oppidumlar
(kale şehirler) yer alıyor. Lobide ve Cafe Sofa’da Tayfun Erdoğmuş’a ait eser yanında ortak mekânlarda yine tanınmış sanatçıların özgün tabloları da bulunuyor. Genç tasarımcı Seçkin Pirim’in de asansörlerin baktığı duvarda ve Taylife girişinde özgün
birer eseri bulunuyor. Resepsiyon masası arkasında ise bu kez çağdaş sanatın uluslararası ünlü iki ismi Sam Francis ve Sigmar Polke’nin eserleri yer alıyorlar. Ayrıca oda içlerinde Canan Tolon ve Mübin Orhon’a ait olan baskılar yer almakta.
The Sofa Hotel’in teras katında yer alan ve tasarımı WallPaper dergisinin 2005 yılı tasarım ödülü sahibi Autoban Design Office tarafından yapılan Art 8 de çağdaş sanat mekânı olarak hizmet verecek. Orhan Taner yönetimindeki Art 8 hem günümüzün
önemli yerli ve yabancı çağdaş sanatçılarının eserlerine ev sahipliği yapacak, hem yurtdışında katılacağı organizasyonlar ile Türk sanatının yurtdışında tanınmasında öncülük edecek.
The Sofa Hotel mimar Sinan Kafadar tarafından tasarlandı.
Odalardaki ve ortak mekânlardaki mobilyanın tamamı ve aksesuarın bir bölümü de yine Sinan Kafadar tarafından tasarlanıp özel olarak ürettirildi. The Sofa Hotel içinde yer alan TuuS Restaurant’ı ise mimar Mustafa Toner tasarladı.
The Sofa
Hotel, adını otele özel tasarlanmış geleneksel Türk mobilyası “sofa”dan alıyor. Oteli TÜROB eski başkanı Ali Güreli ile turizm sektörüne bar, restoran, mutfak ekipman ve servisleri sağlayan Ali Sözmen’in ortak olduğu Nişantaşı Turizm Otelcilik
İstanbul’a kazandırdı. 12’si Executive Suit olmak üzere toplam 82 odanın bulunduğu otelde, bütün odalar, konukların günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla en yeni teknolojik olanaklarla donatıldı. Her odada LCD ekrandan televizyon, DVD ya da VCD
izlemek ve interaktif TV sistemi aracılığı ile internete bağlanmak mümkün.
Lezzet ve Sağlık
Otelin lobi katında yer alan TuuS Restoran, Washington’daki “Cities” restoranını işleten Sahir Erozan tarafından işletiliyor.
TuuS Restoran’da konuklar Yeni Akdeniz mutfağını tanıma şansına sahip olacaklar. Otelin birinci katındaki Cafe Sofa da gün boyunca Pazar brunchları ile neşeli Nişantaşı keyfi sunuyor.
Ünlü beslenme uzmanı Taylan Kümeli yönetimindeki “Taylife
Detox & Wellness” da kapalı yüzme havuzu, sauna, buhar hamamı, gym ile hizmet verecek. Zayıflama ve detoks kürlerinin uygulandığı merkezde masaj, hidroterapi, ayurveda, talassoterapi ve balneoterapi gibi rahatlama yöntemleri The Sofa Hotel’de
konaklama ile birlikte sunuluyor.
Ayrıca otelin girişinde İrem Yargıcı tarafından yönetilen Ceremony Çiçekçisi ile Cafe Sofa içinde yer alan Patika tarafından yönetilen bir de kitaplık bulunuyor.
The Sofa Hotel’den
• 40 metrekare en küçük konuk odası
• Otele adını veren özel tasarımlı sofa
• Büyük boy içkilerin bulunduğu oda içi “The Bar”
• Rahatlatıcı yağmur duşu
• 2 ayrı telefon hattı
• 512 kbps hızında internet bağlantısı
• LCD ekran ve
CD, DVD, VCD
• Odadan tek tuş ile 24 saat sınırsız hizmet
• Kişiye özel, antetli kağıt ve bloknotlar
• Ücretsiz ütü hizmeti